Alanya ilçesinde gerçekleştirilen mikroplastik kirliliği araştırması, bölgedeki çevresel sorunları gözler önüne serdi. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Alanya'daki 4 günlük araştırmalarında, bazı noktalarda kirliliğin Akdeniz'deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğunu ifade etti. Bu bulgular, bölgedeki turizm ve deniz ekosistemi açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Antalya'nın Alanya ilçesi kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin kaynağını belirlemek amacıyla yapılan araştırma sonuçları, düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Prof. Dr. Gündoğdu, mart ayından bu yana Adana kıyılarından başlayarak Kemer ve Fethiye'ye kadar uzanan hatta mikroplastik kirliliği şikayetlerinin takip edildiğini belirtti. Kış ve ilkbahar aylarındaki aşırı yağışların yıkama etkisiyle, kaçak deşarjlar ve yasa dışı dökümlerle biriken mikroplastiklerin denize taşındığı ifade edildi.
Mikroplastik Kirliliğinin Kaynağı Nedir?
Gündoğdu, akıntı dinamikleriyle kirliliğin Adana ve Mersin'den Alanya ve Fethiye'ye kadar ulaştığını söyledi. Alanya Belediyesinin talebi üzerine ilçede gerçekleştirilen 4 günlük arazi çalışmasında 4 farklı istasyondan ve 2 arıtma tesisi çıkış suyundan örnek alındı. Arıtma tesislerinden birinde çok az bir sorun tespit edilirken, denizden elde edilen bulguların bazı istasyonlarda yüzde 60, bazı istasyonlarda ise yüzde 93 oranında plastik geri dönüşüm tesislerinde özel olarak parçalanmış plastiklerden kaynaklandığı belirlendi.
Özellikle bazı noktalarda bu miktarın Akdeniz'deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğu kaydedildi. Gündoğdu, bu kirliliğin deniz ekosistemine de zarar verdiğini vurguladı. Adana bölgesinde kaçak deşarj yapılan bir kanaldan saatte 1 metreküp suyla yaklaşık 1,5-2 milyar mikroplastiklerin Akdeniz'e taşındığını tespit ettiklerini belirtti.
Çözüm Önerileri Nelerdir?
Prof. Dr. Gündoğdu, plastik atık ithalatının kirliliği beslediğini öne sürerek, kontrol mekanizmasının sıkılaştırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, geri dönüşüm tesislerine sıfır mikroplastik deşarjı kriteri getirecek yeni standartlar belirlenmesi ve ithalatın durdurulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de belediyelerin topladığı 3,3 milyon ton plastik atık bulunduğunu, ham madde ihtiyacının buradan karşılanabileceğini belirtti. Tesislerin çıkış sularının denetlenmesi ve standartların düzenli izlenmesinin şart olduğunu ifade etti.
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, denize giren vatandaşları rahatsız eden kirliliğin bilimsel olarak ortaya konulması amacıyla Çukurova Üniversitesi'nden Gündoğdu ve ekibiyle ortak çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Bölgedeki turizm potansiyeline dikkat çeken Özçelik, 2025 yılında 60 milyar doların üzerinde turizm geliri elde eden Türkiye'de Antalya'nın payının yaklaşık 17 milyar dolar olduğunu belirtti. Turistlerden yoğun tepkiler alındığını ve kirliliğin bu şekilde devam etmesi durumunda Akdeniz çanağının tercih edilmeyeceğini öngördüğünü ifade etti.
Denetimlerin Artırılması Gerekiyor
Özçelik, kirliliğe sebep olan Mersin ve Adana taraflarındaki katı atık geri dönüşüm tesislerinin güçlü denetim altına alınarak denizlere atık bırakmayacak şekilde çalışmasının sağlanması gerektiğini vurguladı. Bu durum, hem çevre sağlığı hem de bölgedeki turizm açısından büyük önem taşıyor. Alanya'daki mikroplastik kirliliği sorunu, yerel yönetimlerin ve bilim insanlarının iş birliği ile çözülmesi gereken bir mesele olarak öne çıkıyor.
