Süleymancılar olarak bilinen yapının yönetimini 2016 yılında üstlenen Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bilgilere ulaştı. SABAH'ın haberinde yer alan bilgilere göre; hazırlanan soruşturma dosyası, Türkiye genelinde 81 ilde ve dünya çapında yaklaşık 50 ülkede faaliyet gösteren organizasyonun devlet organlarını devre dışı bırakmayı hedefleyen paralel yapılanmasını ve gizlilik yöntemlerini gözler önüne serdi.
sahte mehdi iddiası ve isim değişiklikleri dikkat çekti
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Alihan Kuriş'in örgüt tabanında "Mehdi" olarak tanıtıldığı ve asıl doğum tarihi 28 Temmuz 1982 olmasına rağmen tabana hicri 1400 yılına denk gelen 21 Kasım 1979 tarihinin lanse edildiği saptandı. Resmi kayıtlarda "Erhan Faruk" olan adını 1989 yılında "Ali Erhan", 2006 yılında ise "Alihan" olarak değiştirdiği belirlenen Kuriş’in, kararlarını dini simgeler üzerinden meşrulaştırarak bağlıları üzerinde mutlak bir itaat mekanizması kurduğu vurgulandı.
Söz konusu yapının Alihan Kuriş döneminde büyük bir dönüşüme girdiği ve yurt dışı faaliyetlerine hız verildiği aktarıldı. Özellikle FETÖ mensubu kadınların yapıya kazandırıldığı, bu kişilerin para toplama konusundaki tecrübelerinden faydalanılarak örgüt gelirlerinin ciddi oranda artırıldığı üst yönetim değerlendirme toplantılarına dayandırılarak dosyada yer aldı.
2025 yılında 7,2 milyar liralık gelir tespit edildi
Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı verilerine dayandırılan tespitlerde, bünyede yer alan 2 bin 82 dernek vasıtasıyla 7,2 milyar lira gelir elde edildiği belirlendi. Raporda, elde edilen bu devasa finansal kaynağın resmi sistemlere dahil edilmeyerek tamamen kayıt dışı yürütüldüğü ve kamu bankaları yerine güvenilir şahısların kişisel hesaplarının tercih edildiği bilgisi verildi.
Ulak sistemi ve şifreli yazılımlar kullanıldı
Örgütün idari ve finansal işleyişinde "Kendimizi kuma gömeceğiz" anlayışıyla üst düzey gizlilik tedbirleri uygulandığı tespit edildi. Şehirler arası emir ve talimat akışının aynı aracı kullanmayan ve iki kez üst üste aynı şehre gitmeyen "Ulaklar" vasıtasıyla sağlandığı, kritik dernek ve yurt evraklarının sadece sorumlularda bulunan şifreli çantalarda ve üç aşamalı onay kodlu bilgisayarlarda muhafaza edildiği kaydedildi.
Denetimler sırasında uygulanan yöntemler dosyaya girdi
Haberleşme trafiğinde sosyal medya uygulamaları yerine ByLock benzeri özel şifreli yazılımlar kullanıldığı ve yurtlarda kamera kaydı tutulmaması yönünde kesin talimatlar verildiği öğrenildi. Resmi kurumlarca gerçekleştirilen denetimler sırasında kameraların bozuk olduğunun söylenmesi ve denetim ekiplerine karşı "inkar cihattır" anlayışıyla hareket edilmesi yönünde üyelere telkinlerde bulunulduğu soruşturma dosyasına girdi.
çocuklara yönelik çalışmalar belirlendi
Ruhsatsız ve hazine arazisi üzerinde inşa edilen yurt binalarının yıkılması üzerine yapının hükümet karşıtı propaganda faaliyetlerine başladığı ve tabanı seçim dönemlerinde yönlendirmeye çalıştığı ifade edildi. Yurt içindeki denetim ağından kaçmak amacıyla ana merkezin Almanya'nın Köln şehrinde 70 milyon Euro maliyetle inşa edilen tesise taşınmasının planlandığı, ayrıca yurt dışından getirilen vizesiz küçük yaştaki çocukların belirli kentlerdeki yurtlarda ideolojik eğitime tabi tutulduğu tespit edildi.
