"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
3.026.696 %-0.51
İşçi Haber Gündem Alparslan Kuytul suç örgütü dosyasında kan donduran detaylar : İnfaz grubu, sözde mahkeme ve işkence

Alparslan Kuytul suç örgütü dosyasında kan donduran detaylar : İnfaz grubu, sözde mahkeme ve işkence

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Alparslan Kuytul suç örgütü soruşturmasında çarpıcı ayrıntılara ulaşıldı; örgütün sözde mahkemeler kurup üyelerine işkence yaptığı ve gayrimenkullere zorla çöktüğü belirlendi.

Okunma Süresi: 5 dk

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Alparslan Kuytul suç örgütüne yönelik soruşturma dosyası kapsamında, din ve mezhep olgularını istismar ederek taban oluşturmaya çalışan "Kuytulcular" yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. SABAH gazetesi Halit Turan'ın haberine göre; Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un vakıf binasında sözde mahkemeler kurup yargılama yaptığı, muhalif üyelere topluluk önünde diz çöktürdüğü belirlendi. Kuytul'un yaptığı sözde yargılama sonrasında sosyal medyada video yayınlayarak "Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük" ifadelerini kullandığı kayıtlara girdi.

Örgüt içinde İran'ı model alan denetim mekanizması kuruldu

Soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre, örgütün çekirdek kadrosundan Mevlüt Kaynarpunar, İzzet Daş, Veysel Dörtgöz, Harun Kızılboğa ve Mehmet Fatih Manas'ın da bulunduğu 10'un üzerinde örgüt üyesi, 2013 yılında Şia düzeni ve Molla rejimini yerinde incelemek üzere 20 günlüğüne İran'a seyahat etti. Seyahatin ardından, örgüt içinde İran'ın Kum kentini model alan ve "mutlak itaat" esasına dayanan bir iç denetim mekanizması kuruldu.

Furkan İstihbarat Teşkilatı adıyla yapı kuruldu

Örgüt, kendi üyelerini ve muhaliflerini gözetlemek amacıyla "Furkan İstihbarat Teşkilatı" adı verilen bir yapı kurdu. Soruşturma dosyasına göre bu yapının başında Mevlüt Kaynarpunar yer alırken, yardımcıları olarak genel sekreter İzzet Daş ve Taha Yasin Demir görev yaptı. FİT unsurlarının, örgütten ayrılmak isteyen veya eleştirel düşünen üyelerin özel hayatlarına ilişkin bilgileri fişleyerek elebaşı Alparslan Kuytul'a raporladığı belirtildi.

Semra Kuytul'un sözde mahkeme kurduğu iddiası

Toplanan istihbari bilgiler doğrultusunda, elebaşı Alparslan Kuytul'un vakıf binasında sözde mahkemeler kurarak örgüt içi yargılamalar gerçekleştirdiği tespit edildi. Örgüt içinde "Kuytul ailesinden hiç kimsenin eleştirilemeyeceği" kuralının işletildiği, buna uymayanlara cezalar uygulandığı belirtildi. Soruşturma dosyasında, elebaşı Alparslan Kuytul'un eşi Semra Kuytul'un örgüt içindeki rolü de yer aldı. Örgütün "Kadınlar Sorumlusu" olan Semra Kuytul'un vakıf binasında yargılamalar yaptığı belirlendi.

Kuytul'un kasten kaçırma ve yağma suçlarından tutuklu olduğu dönemde hükümet eleştirilerine ilişkin serzenişte bulunan örgüt üyesi Nurullah Aktaş'ın, Semra Kuytul'un başında bulunduğu ve yardımcıları Taha Yasin Demir, Murat Temizkan ile Harun Kızılboğa'dan oluşan sözde "mahkeme heyeti" tarafından yargılandığı bildirildi. Aktaş'ın topluluk önünde diz çöktürüldüğü kaydedildi.

Muhalif isimler sosyal medyada hedef gösterildi

Semra Kuytul'un bu olayın ardından sosyal medyada video yayınlayarak "Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük" ifadelerini kullandığı kayıtlara girdi. Örgüt liderini mektupla eleştiren Hasan Koyuncu ile Avrupa sorumlusu Galip Kıran'ın, YouTube üzerinden yapılan yayınlarda elebaşı ve eşi Semra Kuytul tarafından hedef gösterildiği belirtildi. Alacak-verecek uyuşmazlığında Kuytul ile ters düşen Seyhan Çeliker'in de vakıfta kurulan mahkemede itibarsızlaştırılarak gruptan dışlandığı ifade edildi.

Falaka cezası uyguladıkları öne sürüldü

Soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre, Alparslan Kuytul'un son sözü söylediği bu mekanizmada ceza alan üyelere konuşmama, vakıfta nöbet tutma, para kesme ve falakaya yatırma cezaları verildi. Söz dinlemeyen muhalifler için örgüt hiyerarşisinde elebaşının yardımcısı Erol Ardıç'a bağlı 7-8 kişilik bir "infaz grubu" oluşturulduğu belirtildi.

Lokman Coşkun ve Ramazan Yönden gibi isimlerin yer aldığı bu grubun, hedef aldığı kişilerin yanına giderek "Hoca efendi senin kalemini kırdı, senden vazgeçti, sen bize göre ajansın hainsin" diyerek darp eylemleri gerçekleştirdiği kaydedildi. Elebaşı Alparslan Kuytul'un kendi yöneticileri Hasan Koyuncu, Veysel Dörtgöz ve Mevlüt Kaynarpunar'ı topluluk önünde darp ettiği de kayıtlara geçti.

İş insanı Koray Sarısaçlı 13 gün rehin tutuldu

Örgütün maddi kazanç için vatandaşların gayrimenkullerine ve paralarına el koyduğu tespit edildi. Örgütün geçmişte "para kasası" olarak nitelendirilen iş insanı Koray Sarısaçlı, 8 Eylül 2021'de iş yeri önünde pusuya düşürüldü. Örgüt yöneticisi Erol Ardıç'ın liderliğindeki şüpheliler, Sarısaçlı'yı bir araca bindirerek kaçırdı. 13 gün rehin tutulan Sarısaçlı'nın fiziksel şiddete maruz kaldığı belirtildi.

Ölüm tehditleri altında Sarısaçlı'ya çok sayıda senet imzalatıldığı kaydedildi. Osmaniye Düziçi'ndeki Özel Korupark Hastanesi binasının da bu süreçte devredildiği belirtildi. Sarısaçlı'nın eşi Asuman Sarısaçlı'nın, hastane binasını Alparslan Kuytul'un talimatıyla kurulan "İstikamet Sağlık Hizmetleri A.Ş." isimli şirkete devretmek zorunda bırakıldığı öne sürüldü. 9,5 milyon TL'ye devredilen hastanenin, 3 ay sonra internet üzerinden 60-70 milyon TL'ye satışa çıkarıldığı belirtildi.

Dr. Bülent Tümkaya'ya yönelik tehdit iddiası

Soruşturma dosyasında, Gaziantep Nizip'te görev yapan Dr. Bülent Tümkaya'ya yönelik silahlı tehdit eylemi de yer aldı. Dr. Tümkaya'nın, geçmişte Koray Sarısaçlı'nın hastanesinde çalıştığı ve birikmiş maaş alacaklarına karşılık Sarısaçlı'dan Adana Çukurova'da bir evin tapusunu aldığı, örgütün bu eve el koymak istediği belirtildi. 26 Ocak 2022 günü saat 17.10 sıralarında Dr. Tümkaya'nın yolda yürürken Abdullah Bağlam, Abdullah Akdağ ve Volkan Tulumtaş tarafından önünün kesildiği kaydedildi.

Şüphelilerin, "Şenay Sarısaçlı hocanın evini geri vereceksiniz, yoksa senin ayağına sıkarız, seni öldürürüz" sözleriyle tehditte bulunduğu belirtildi. Doktorun evi devretmemesi üzerine örgüt sorumlusu Rıdvan Biçen'in devreye girdiği, 19 Şubat 2022 tarihinde evin çevresinde keşif yaparken emniyet ekipleri tarafından yakalandığı bildirildi.

Kurban etinden sucuk üretimi iddiası

Dini duyguları istismar ederek toplanan kurban etinin Kayseri'deki tesislerde sucuk yapılarak örgüt üyelerine sattırıldığı ve gelir elde edildiği belirtildi. Örgütün polisle çatışarak 31 polis memurunu yaraladığı da soruşturma dosyasında yer aldı.

Operasyon öncesi delil karartma girişimi

Operasyonun başladığı 19 Ağustos 2026 günü, eş zamanlı operasyon öncesinde saat 02.00-03.10 sularında Furkan Nesli Dergisi binasına giren Halil Tekin ve Ayhan Çalışkan'ın, bilgisayar kasalarını ve hard diskleri bir araca yüklerken KOM ekipleri tarafından yakalandığı belirtildi.

Semra Kuytul'un örgütteki konumu

Soruşturma dosyasındaki örgütsel şemaya göre Semra Kuytul, örgüt içinde Alparslan Kuytul'dan sonra söz sahibi olan isimlerden biri olarak yer aldı. Alparslan Kuytul'un tutuklu olduğu dönemlerde örgütün faaliyetlerinin Semra Kuytul'un yönetiminde devam ettiği belirlendi. Semra Kuytul'un ayrıca örgüt içi kararların alındığı "İstişare Grubu" içinde yer aldığı kaydedildi.

Dijital materyal incelemelerine göre Semra Kuytul'un örgütün sosyal medya faaliyetlerini yönettiği, hedef alınacak isimlerin belirlendiği bir WhatsApp grubunda yer aldığı tespit edildi.