"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,3171 %0.06
56,3980 %0.72
6.969,09 %2.32
3.907.139 %4.75
İşçi Haber Gündem Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun 155'e yaptığı ihbarın tutanağı ortaya çıktı

Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun 155'e yaptığı ihbarın tutanağı ortaya çıktı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada, “yalan tanıklık” suçundan gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol’un 10 yıl önce 155’e yaptığı ihbara ilişkin tutanak ile savcılık ifadesi ortaya çıktı. Demirkol’un 155 görüşmesinde Denizolgun’un ölümünü “şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm” şeklinde tanımladığı belirlendi.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un ölümüne ilişkin 10 yıl önce 155 acil çağrı hattına yapılan ihbara ilişkin çözüm tutanağına ulaşıldı.

'ÖLÜM NEDENİ BELLİ DEĞİL, SAVCININ GÖRMESİ GEREKİYOR'

Tutanakta, ilk telefon görüşmesinin saat 00.29'da gerçekleştiği, 155 operatörünün telefonu açmasının ardından ihbarcının kendisini "Ben doktor Nurettin Demirkol" sözleriyle tanıttığı, Demirkol'un daha sonra operatöre, "aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini" söylediği yer aldı.

Demirkol'un, "Aile hekimi olduğum bir hastam var, ani olarak vefat etmiş. Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hakimin savcının görmesi gerekiyor." dediği tutanakta yer aldı. Tutanakta, Demirkol'dan adres istenmesi üzerine, açık adresi bilmediğini söylediği, bunun üzerine operatörün, jandarma sorumluluk alanı olabileceğinden "156'yı araması gerektiğini" söylediği ve telefon görüşmesinin bittiği belirtildi.

'ŞÜPHELİ, BEKLENMEDİK BİR ÖLÜM'

Demirkol'un birkaç dakika sonra 155'i tekrar arayarak, "Biraz önce aramıştım, Doktor Nurettin Demirkol, vefat eden biriyle alakalı..." dediği, jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini belirterek, yeniden 155’ten yardım istediğine tutanakta yer verildi.

Tutanakta, operatörün "Burada şüpheli ölüm konusu mu var?" sorusuna Demirkol'un, "Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm, beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm..." şeklinde cevap verdiği yer aldı.

Tutanaktaki beyanlarla savcılık ifadesi birbirini tutmadı

Doktor Nurettin Demirkol'un, soruşturma kapsamında 26 Ağustos'ta savcılıkta tanık sıfatıyla verdiği ifadesine de ulaşıldı. Nurettin Demirkol ifadesinde, maktulün özel doktoru olmadığını, Hisar Hastanesi'ne geldiğinde birkaç kez kendisini muayene ettiğini, olay günü hariç çiftliğe hiç gitmediğini söyledi.

Olaydan nasıl haberdar olduğu sorusuna Demirkol, "Olayın üstünden çok zaman geçtiği için beni kimin aradığını hatırlamıyorum. Saati tam hatırlamamakla birlikte hava kararmıştı, geceydi. Beni aradıklarında ne söylediklerini tam olarak hatırlamıyorum. Ben tek başıma çiftliğe gittim. Muhtemelen bana konum yollamışlardır. Ancak kim nasıl konum yolladı olayın üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum." şeklinde cevap verdi.

Olay yerine gittiğinde sadece kişinin vefat ettiğini söylediğini, "şüpheli" gibi bir değerlendirme yapmadığını ifade eden Demirkol, sağlık ekibi ve polisleri kimin ve saat kaçta aradığını bilmediğini beyan etti. Demirkol, olay saatinde uykusuz ve yorgun olduğunu, tutanakta neden özel doktoru yazıldığını bilmediğini savunarak, maktul ile özel hasta doktor ilişkisi olmadığını ifade etti.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti. Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.

Karar doğrultusunda başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.

Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.

Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Demirkol, gözaltına alınmıştı.

Kaynak: AA