"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2057 %0
53,0405 %-0.11
6.703,28 % -0,19
3.530.120 %-0.047
İşçi Haber Gündem Avrupa ile Amerika Kıtaları Arasında Milyarder Sayısı En Hızlı Nerede Artıyor?

Avrupa ile Amerika Kıtaları Arasında Milyarder Sayısı En Hızlı Nerede Artıyor?

Dünyada milyarderlerin sayısında önemli değişimler yaşanırken, Avrupa'nın artışı dikkat çekiyor. Amerika kıtasında ise düşüş bekleniyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Dünyadaki milyarderler arasında Avrupa'nın payı az da olsa artış gösterirken, Amerika kıtasında mutlak sayı artsa bile bir düşüş öngörülmektedir. Euronews Business, 2026-2031 yılları arasında milyarder sayısındaki patlamayı detaylı bir şekilde incelemektedir.

Milyarder Sayısındaki Küresel Artış Ne Düzeyde Olacak?

Dolar milyarderlerinin sayısında sürekli bir artış gözlemlenmekte ve bu artışın yavaşlayacağına dair herhangi bir işaret bulunmamaktadır. Küresel milyarder nüfusu 2021 yılında 2.723 iken, 2026 yılında 3.110'a çıkarak sadece beş yıl içinde %14 oranında bir artış göstermesi beklenmektedir.

Knight Frank'in 2026 tarihli Wealth Report raporuna göre, milyarder sayısının önümüzdeki beş yıl içinde %26 artarak 2031 yılında 3.915'e ulaşması öngörülmektedir. Avrupa, bu büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Avrupa'daki Milyarder Sayısındaki Artış Ne Şekilde Olacak?

Avrupa'daki milyarder sayısının 2026 yılında 780'den 2031 yılında 994'e çıkarak %27 oranında bir artış göstermesi beklenmektedir. Knight Frank'in küresel araştırma direktörü Liam Bailey, 'Modern tarihte küresel servet dağılımında en önemli kaymalardan birine tanıklık ediyoruz' şeklinde açıklamalarda bulundu.

Peki, hangi ülkelerde milyarder sayısındaki artış daha belirgin olacak? Avrupa'nın milyarder artışı, Amerika kıtalarındaki artışla nasıl bir karşılaştırma sunuyor? Rapor, en hızlı büyüme öngörülen ilk 20 ülkeyi incelemektedir. Bu ülkelerin sekizi Avrupa'da yer almakta ve İskandinav ülkeleri ağırlık kazanmaktadır.

Hangi Ülkelerde Milyarder Sayısı Daha Hızlı Artacak?

En hızlı büyüme öngörülen ülkeler arasında Suudi Arabistan ilk sırada yer almakta; milyarder sayısının 23'ten 65'e çıkarak 2031 yılına kadar %183 artması beklenmektedir. Avrupa'daki artışa İskandinav ülkeleri damga vurmakta, Polonya ise Avrupa'da başı çekmektedir. Milyarder sayısının 13'ten 29'a çıkarak %123 artması, yani iki kattan fazla olması beklenmektedir.

İsveç, Avrupa'da ikinci, dünya genelinde ise üçüncü sırada yer almakta; milyarder sayısının 32'den 58'e çıkarak %81 artacağı tahmin edilmektedir. Danimarka, milyarder sayısının 12'den 21'e yükselerek %75 artmasıyla bu durumu takip etmektedir. İskandinav egemenliğine Norveç de eklenmektedir; ülkedeki milyarder sayısının 17'den 26'ya çıkarak %53 artması öngörülmektedir.

En hızlı büyüyen dört Avrupa ülkesinden üçünün İskandinavya'dan olması dikkat çekmektedir. Avusturya'da milyarder sayısının %50 artarak 12'den 18'e çıkması beklenmektedir. İspanya ise %40'lık büyüme ile 2031 yılında 53 milyarderle öne çıkacaktır. Bir diğer büyük Avrupa ekonomisi olan İtalya'da da milyarder sayısının 61'den 82'ye yükselmesi öngörülmektedir.

AB'ye aday ülke Türkiye'de ise büyümenin %31 olacağı, milyarder sayısının 35'ten 46'ya çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu sıralamalar, beş yıllık büyüme oranlarına dayanmaktadır ve bu nedenle Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa gibi büyük ekonomiler listede yer almamaktadır.

Küresel Milyarder Dağılımı Nasıl Değişecek?

Örneğin Forbes'a göre Almanya, 2025 yılında 171 milyarderle Avrupa'nın başında gelmektedir. Aynı 20 ülke, 2031'deki toplam milyarder sayısına göre sıralandığında 313 milyarderle Hindistan ilk sırada yer almakta; onu 85'er milyarderle Avustralya ve Singapur izlemektedir. Listede yer alan Avrupa ülkeleri arasında İtalya 82 milyarderle başı çekmektedir.

İsveç'in 58 milyardere ulaşması ve 53'te kalan İspanya'yı geride bırakması beklenmektedir. Bailey, büyük jeopolitik sarsıntılara ve enflasyonist baskılara rağmen özel sermayenin olağanüstü bir direnç gösterdiğine dikkat çekmiştir. Son sonuçların, dünya çapında servet yaratımında yapısal olarak derin bir hızlanmayı yansıttığını belirtmiştir.

Milyarder sayıları açısından Avrupa ve Amerika kıtaları arasında önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Dünyada en fazla milyarder Asya-Pasifik bölgesinde bulunmaktadır. Bölgedeki 1.116 milyarder, 2026 itibarıyla küresel toplamın %36'sını oluşturmaktadır. Bunu %34'lük payla Amerika kıtası izlemekte; bunun %31'i Kuzey Amerika'ya, %3'ü Latin Amerika'ya aittir. Avrupa ise dünya milyarderlerinin dörtte birini barındırmaktadır.

2031 yılına gelindiğinde Avrupa'daki milyarder sayısının 780'den 994'e yükselmesi ve 1.000 eşiğine yaklaşması beklenmektedir. Kıtanın küresel payı ise hafifçe artarak %25,4'e çıkacaktır. Kuzey Amerika'daki milyarder sayısı da mutlak olarak artarak 995'ten 1.089'a yükselecek; ancak payı %31'den %27,8'e gerileyerek, payı düşen tek bölge olacaktır.

Knight Frank'in Özel Ofis başkanı Rory Penn, 'Sahada gördüğümüz, daha karmaşık bir küresel ekonomik ortamda servet yaratımının arttığı' şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Ayrıca, 'Aşırı zenginler belirgin biçimde daha hareketli hale geliyor, ancak kendilerini gerçekten rahat hissedip yatırım yapabilecekleri ya da ailelerini yerleştirebilecekleri pazarların listesi daraldı' ifadesini kullanmıştır. Raporda, en sofistike ailelerin artık servetlerini, genellikle Amerika kıtası, Avrupa ve Asya-Pasifik'te bulunan birden fazla aile ofisine böldükleri vurgulanmaktadır.

Bu çeşitlendirme, güvenlik ve hukuk devleti ihtiyacının derinleşmesiyle tetiklenmektedir. 'Birleşik Krallık'taki yüksek vergilere ve siyasi tutarsızlıklara rağmen, bazı önde gelen aileler hâlâ Londra'ya akın ediyor; çünkü 'hukuk devleti hâlâ sapasağlam ayakta' şeklinde bir değerlendirme yapılmıştır. Buna karşılık, diğer küresel yatırımcılar Avrupa'yı giderek 'yatırım yapılacak bir yer değil, adeta bir müze' olarak görmekte olduğu ifade edilmiştir.