“İşte Benim Stilim” yarışmasıyla tanınan moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’ın (27), 13 Mart tarihinde Kağıthane’deki evinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Anka'nın haberine göre; Eraslan ailesinin avukatları Mehtap Demir, Hasan Yılmaz ve baba Erol Eraslan, basın mensuplarına yaptıkları açıklamada dosyaya giren kritik deliller hakkında çarpıcı iddialarda bulundu.
‘Kanlı mektup müteveffanın el yazısıyla uyumlu değil’
Soruşturma dosyasında yer alan en önemli delillerden biri olan kanlı mektup hakkında konuşan avukat Hasan Yılmaz, mektuptaki yazıya dikkat çekti. Yılmaz, "Dosya içerisinde kanlı bir mektup bulunmaktadır. Ancak bunun müteveffanın el yazısıyla birebir uyumlu olmadığı kanaatindeyiz" dedi. Kesin sonucun kriminal inceleme ve uzman raporlarının ardından netleşeceğini belirten Yılmaz, sürecin takipçisi olduklarını vurguladı.
Ön otopsi raporu: İntihar mı cinayet mi?
Soruşturmanın mevcut durumuna ilişkin bilgi veren avukat Hasan Yılmaz, ön otopsi raporunun henüz kesin bir sonuç vermediğini belirtti. Yılmaz, “Ön otopsi raporunda müteveffanın intihar mı yoksa cinayete mi kurban gittiği net olarak belirlenememiştir. Soruşturma savcılık tarafından titizlikle sürdürülmektedir” dedi. Dosyada şüpheli unsurlar bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, sürecin hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde aydınlatılması için sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.
Kamera kayıtları gerçeği ortaya çıkardı: İçeride bir saatten fazla kaldı
Daha önce kamuoyuna yansıyan "şüpheli şahıs evde 7 dakika kaldı" bilgisinin gerçeği yansıtmadığını savunan avukat Mehtap Demir, görüntü izleme tutanaklarını işaret etti. Demir, "Eve giren şahsın 21.29’da giriş yaptığı, 22.47’de çıkış yaptığı görülüyor. Yani şahıs bir saatten fazla içeride kalmış" ifadelerini kullanarak sürenin kısalığına dair iddiaları yalanladı.
Parmak izi incelemesinde ihmal iddiası
Olay yeri inceleme çalışmalarındaki eksikliklere de değinen avukat Demir, evin arka tarafında bulunan ve kolayca giriş sağlanabilen kapı şeklindeki pencereden parmak izi alınmadığını öne sürdü. Savcılığın bu iddia üzerine yeniden inceleme talimatı verdiği ve söz konusu noktadan örnek alınması için çalışma başlatıldığı öğrenildi.
‘Kızımın intihar etmesi mümkün değil’
Ailenin avukatları ve baba Erol Eraslan, Ayşegül Eraslan’ın ölümünden önce maruz kaldığı baskıları ve olay yerindeki şüpheli bulguları şu sözlerle aktardı:
Mehtap Demir, “Bir site üzerinden tehdit edildiğini, farklı numaralardan aranarak ‘evinin adresini biliyoruz, tek yaşadığını biliyoruz’ şeklinde ifadeler kullanıldığını bana söylemişti” diyerek Eraslan’ın ölümünden önce korku içinde olduğunu belirtti. Baba Erol Eraslan ise, “Benim kızımın böyle bir şey yapması imkansız. İntihar edecek bir yapıda değildi. O yazı kesinlikle kızımın değil. Ailemizle ilgili ortaya atılan iddiaların tamamı gerçeği yansıtmıyor” dedi.
Avukat Hasan Yılmaz ise kamuoyundaki bilgi kirliliğine dikkat çekerek, “Halkı yanıltıcı bilgi paylaşarak ailenin acısını artıran kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma hakkımız saklıdır” uyarısında bulundu.
