"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,9114 %-0.01
53,2524 %-0.25
6.479,36 % -1,50
3.360.636 %-3.207
İşçi Haber Gündem Babacan'dan dış politika eleştirisi

Babacan'dan dış politika eleştirisi

Okunma Süresi: 2 dk

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, YouTube kanalı için çektiği “Ali Babacan ile Bi’ Kahve” adlı programın üçüncü bölümünü yayınladı. Daha önce ekonomist Cevdet Akçay ve matematikçi Ali Nesin ile program yapan Babacan’ın yeni konuğu emekli Dışişleri Müsteşarı Ali Tuygan’dı. ANKARA (İGFA) - Dış politikanın konuşulduğu programda Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, "Rusların Kırım’ı işgali Sivastopol’deki askeri gücünün Kırım’a yayılmasıyla gerçekleşti. Orada uluslararası toplumun özellikle de Batı’nın sessiz kalması çok büyük hata oldu. Buradaki sessizlik Rusya’nın bu dönemde yeni bir atak yapmasının bir bakıma önünü açmış oldu" dedi.

Rusların uzun vadeli bir bakış açısıyla eski Sovyet coğrafyasında yeniden oluşturmaya çalıştıkları etkiyi hepimizin yakından izlemesi gerektiğine dikkat çeken Babacan, "Eski Sovyet coğrafyasındaki insanlara Rus vatandaşlığı verip, sonra o vatandaşlarını koruma gerekçesiyle o ülkelerin iç işlerine müdahil olmaya başlıyorlar. Burada daha uzun vadeli bakışı da görmek lazım. “Putin’in kendi hedefleri söz konusu olabilir ama bir yandan da Ukrayna’da topraklar çok verimli. Siyah toprak denilen çok kıymetli bir tarım arazisi var. Küresel ısınmada uzun vadede kuzeye göre doğru göç projeksiyonları var. İnsanlar Türkiye’nin de içinde bulunduğu kuşaktan kuzeye doğru göç etmek durumunda kalacak. Uzun vadede daha kıymetli olacak, tarım açısından da çok stratejik olan topraklara şimdiden hakimiyeti acaba devlet politikası olarak düşündüren bir planları var mı? Bu benim aklıma geliyor” diye sordu.

Babacan şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’de otokrasi ile demokrasi arasında mücadele veriyoruz. Türkiye özgür ve demokratik dünyanın mı bir parçası olacak, yoksa temel hak ve özgürlüklerin baskı altında olduğu, demokrasinin ağır aksak işlediği bir ülke olarak mı devam edecek? Önümüzdeki seçimler belirleyici olacak. Türkiye’nin kendisine doğru bir yol seçmesi coğrafyamız açısından son derece önemli. İçerideki destek kaybının dış politikada üretilen krizlerle örtülmeye çalışılması ülkenin itibarına çok zarar veriyor. Bu konunun düzeltilmesi biraz vakit alacak. Yakın geçmişte hedef tahtası haline getirilen, düşman ilan edilen ülkeler oldu. Propaganda makinesiyle bir ülke şeytanlaştırıldı. Döndük dolaştık, ‘İlişkileri nasıl toparlarız?’ keskin U dönüşleri yapıldı. Çünkü bedeli ödenmeye başlandı."