Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında Türkiye-ABD ilişkilerinden Suriye politikasına, Gazze krizinden F-35 ve CAATSA yaptırımlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Türkiye’nin uluslararası alanda giderek daha fazla aranan bir aktör hâline geldiğini vurgularken, bölgesel krizlerde Ankara’nın üstlendiği rolün altını çizdi.
'Türkiye, Uluslararası Arenada Aranan Bir Aktör'
Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray’a davet edilmesinin Türkiye’nin küresel öneminin bir göstergesi olduğunu belirtti. BM’de gerçekleştirilen temaslarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ve diğer Müslüman ülke liderleriyle bir araya geldiğini hatırlatan Fidan, Washington’da yapılan görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkileri ilgilendiren kritik konuların gündeme geldiğini ifade etti.
Fidan, Ukrayna’daki savaşın hem Türkiye hem de ABD açısından belirleyici önemde olduğunu, İran’la ilişkilerin çok boyutlu bir seyir izlediğini ve bu süreçte ABD'nin nükleer dosyasının da gündemde yer aldığını söyledi. Suriye meselesinin ise taraflar arasında ele alınması gereken temel başlıklardan biri olduğunu belirten Fidan, özellikle Gazze krizinin en hassas başlık olarak öne çıktığını dile getirdi.
Türkiye’nin Suriye Politikası
Bakan Fidan, Türkiye’nin Suriye’deki varlığının hem meşru hem de uluslararası alanda örneği az görülen bir çaba olduğunu vurguladı. Ankara’nın Suriye’de yeni yönetimin meşruiyetine katkı sunmak için yoğun bir diplomatik ve sahadaki çalışmayı aynı anda yürüttüğünü belirten Fidan şunları söyledi:
“Türkiye’nin orada bulunması kadar doğal bir şey yok. Dış politikada temel farkımız, kendimiz için ne istiyorsak bölgedeki ülkeler için de onu istememiz.” Fidan, Suriye konusunda bölgedeki temel aktörlerle fikir birliğinin önemine dikkat çekti.
SDG ve Suriye Rejimi Arasındaki Görüşmeler
Bakan Fidan, DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle kurulan mevcut mekanizmanın geri sarılmasının tüm aktörlerin yararına olacağını ifade etti. Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında yürütülen görüşmeleri önemsediklerini belirten Fidan, sürecin belirli bir noktaya evrilmesini beklediklerini söyledi.
Türkiye’nin öncelikli hedeflerinden birinin İsrail kaynaklı tehdidin Suriye denkleminden çıkarılması olduğunu vurgulayan Fidan, bu doğrultuda taraflar arasındaki temasların dikkatle takip edildiğini kaydetti.
'Gerekirse Türkiye, Gazze’de Sorumluluk Almaya Hazır'
Gazze’ye Türk askeri gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, karar merciinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu ifade etti. Gerekli şartların oluşması hâlinde Türkiye’nin Gazze’de sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, asker gönderme dahil üzerine düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırdır. Bu, uluslararası topluma verdiğimiz en net mesajdır.”
F-35 Programı ve CAATSA Yaptırımları
Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Donald Trump’ın 25 Eylül’de Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede CAATSA yaptırımlarının gündeme geldiğini aktardı. Trump’ın yaptırımların iki ülke arasında olmaması gerektiğini söylediğini ve bürokrasisine bu yönde talimat verdiğini belirten Fidan, ancak yasanın Kongre tarafından çıkarılmış olmasının süreci zorlaştırdığını ifade etti.
Marco Rubio ile yaptığı görüşmelere değinen Fidan, Rubio’nun CAATSA metninin yürütmeyi adeta “kımıldayamaz” hâle getirdiğine dikkat çektiğini anlattı. Buna rağmen iyi niyet sürdükçe çözüme dair yolların bulunabileceğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin de süreci yakından takip ettiğini söyledi:
“Amerika’nın bu konuda çözüm iradesi var. Sayın Trump’ın talimatı ve yaklaşımı ortada. Bu konunun en kısa zamanda çözüme kavuşmasını bekliyoruz.”
