İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) açılış törenine katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yerli üretim kapsamında Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki güncel konumuna dikkat çekti.
Bakan Kacır'ın konuşmasından bazı satırbaşları:
'ar-ge harcamalarını 246 milyar dolara çıkardık'
"23 yıl öncesi ile mukayese ettiğimizde teknoloji geliştirme ve üretme kapasitemizi muazzam düzeyde artırdığımızı ifade edebiliriz. 23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece iki teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12.005’ten fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. 29.000 AR-GE insan kaynağı olan bir Türkiye’nin, bugün 310.000’den fazla AR-GE insan kaynağına eriştiğini görüyoruz.
Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır.
Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık.
Türkiye, bütün bu başarılarla bir özgüven devrini inşa etti. Özellikle savunma sanayii alanındaki başarılarımız, dünyanın dikkatle takip ettiği, dostlarımızın gıptayla izlediği, hasımlarımızın ise endişeyle seyrettiği bir noktaya ulaştı. Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz.
‘savunma sanayisindeki çalışanların %99'dan fazlası türk üniversitelerinde yetişti’
Elbette bu yolculukta Türk sanayisi kadar, Türk bilim, araştırma ve eğitim ekosisteminin de çok büyük payı vardır. Türkiye, AR-GE ve inovasyon yolculuğunu üniversite-sanayi iş birliğini merkeze alan bir yaklaşımla yürütmektedir. Teknoparklar, AR-GE ve tasarım merkezleri bu iş birliğini güçlendirmek amacıyla oluşturulmuş önemli altyapılardır.
Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında, beşerî sermayemizi en iyi şekilde yetiştirmek ve dünyayla rekabet edebilecek bir insan kaynağı oluşturmak gelmektedir.
Bugün savunma sanayinde 4 binden fazla firmada, 100 binden fazla çalışanla elde edilen başarıların yüzde 99’dan fazlası, Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağı sayesinde gerçekleşmiştir.
Üniversitelerimizin bilimsel üretim kapasitesi de son 23 yılda büyük bir artış göstermiştir. Hem nicelik hem nitelik açısından ciddi bir ilerleme kaydedilmiştir.
Elbette bazı üniversitelerin sorumluluğu daha büyüktür. İstanbul Teknik Üniversitesi de bu üniversitelerin başında gelmektedir. 253 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna öncülük eden bir bilim yuvasıdır. Dünya sıralamalarına baktığımızda kimya mühendisliğinde ilk 150, inşaat mühendisliğinde ilk 100, bilgisayar bilimlerinde 152. sırada, yapay zekâda ilk 200, elektrik-elektronikte 119. sırada, petrolde 39., madencilikte 43. sırada yer aldığını görüyoruz. Genel değerlendirmede ise Türkiye’de zirvede yer almaktadır. Bu başarıdan dolayı sizleri tebrik ediyorum.
Son 23 yılda TÜBİTAK destekleriyle İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 5 bin 700’den fazla araştırmacı ve öğrenciye 2,7 milyar TL destek sağlanmıştır. Ayrıca 1.495 projeye 6,7 milyar TL katkı sunulmuştur. Uluslararası programlarla 14 bilim insanının Türkiye’ye kazandırılması sağlanmıştır. Milli teknoloji hamlesi kapsamında hayata geçirdiğimiz Milli Teknoloji Atölyesi’nin İstanbul Teknik Üniversitesi’ne ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum."
