reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9881 %0.04
51,4728 %0.06
7.564,40 % 0,37
3.009.926 %3.516
İşçi Haber Gündem Bakan Kurum: '2053 net sıfır' hedefimize kararlılıkla yürüyoruz!

Bakan Kurum: '2053 net sıfır' hedefimize kararlılıkla yürüyoruz!

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Uluslararası Sıfır Atık Forumu'na katılarak konuşma yaptı. Bakan Kurum, "Hepimiz el birliği yaparak çözüm geliştirme hızımızı bir an önce atık üretme hızımızın üstüne çıkarmalıyız. Türkiye olarak, tam da bu bilinçle hareket ediyor, doğanın verdiği alarmı duyuyoruz" dedi.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekan, Dönüşüm" temasıyla Sıfır Atık Vakfı tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Programı (UNEP) ve BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) işbirliğiyle Hilton Bomonti'de düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu'nun Bakanlar Oturumu'nda konuştu.

sıfır atık, iklim kriziyle mücadelenin olmazsa olmazı

Amerika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Afrika'ya, Pasifik Adaları'ndan Akdeniz'e kadar çok geniş bir coğrafyadan gelen ülke temsilcileriyle, iklim diplomasisinde tarihi bir adım daha attıklarını belirten Kurum, gün boyu sürecek ülke beyanlarıyla dünyayı koruma kararlılığını kayıt altına alacaklarını söyledi. Kurum, gelecek nesillerin yarınlara umutla bakmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getirerek, sıfır atığın iklim kriziyle mücadelenin olmazsa olmazı ve sürdürülebilirliğin anahtarı olduğunu kaydetti.

Bu salonda farklı ülkeleri temsil ettiklerini ancak aynı sorunla mücadele edildiğinin altını çizen Kurum, "Çünkü iklim krizinin yıkıcı etkilerini, azalan biyolojik çeşitlilik, kirlenen su kaynakları, artan kuraklık ve aşırı hava olaylarını hep birlikte birebir yaşıyoruz. Eski üretim biçimlerinin bitmesi gerektiğini, geçmiş tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini çok iyi biliyoruz. Zira bu üretim-tüketim sisteminde her yıl milyarlarca ton atık üretiyor, sürdürülebilirliği çıkmaza sokuyoruz." diye konuştu.

her yıl 2,1 milyar ton şehirsel atık üretiliyor

Murat Kurum, BM Çevre Programı'nın yayımladığı, 2024 tarihli "Küresel Atık Yönetimi Görünümü Raporu"na göre dünyada her yıl 2,1 milyar ton şehirsel atık üretildiğini aktardı. Dünyada üretilen atıkların, doğanın kendini yenileme kapasitesini nasıl zorladığını net bir şekilde ortaya koyduğuna dikkati çeken Kurum, şöyle devam etti:

"Hepimiz el birliği yaparak çözüm geliştirme hızımızı bir an önce atık üretme hızımızın üstüne çıkarmalıyız. Türkiye olarak, tam da bu bilinçle hareket ediyor, doğanın verdiği alarmı duyuyoruz. İklim krizinin sebebi olmamamıza rağmen, küresel atıkta çok az olan etkimize rağmen büyük bir sorumluluk alıyoruz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlayan 'Sıfır Atık Hareketi', işte bu sorumluluk duygumuzun en büyük kanıtıdır. Medeniyetimizden aldığımız ilhamla, insan merkezli diplomaside çığır açan, küresel bir adımdır."

Bakan Kurum, yürüttükleri çevre, şehircilik ve iklim politikalarının tamamında 'Sıfır Atık' hareketinin izinin olduğunu vurgulayarak, tüm bakanlarla Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede kararlılığını hep birlikte yansıttıklarını vurguladı.

'Sıfır Atık' hareketiyle, atıklar geri kazandırılarak ekonomiye katkı sunuyor

İklim Kanunu'na uygun şekilde, bakanlıkların kendi alanlarıyla alakalı bu hedefi yakalamak için var gücüyle çalıştığına işaret eden Kurum, "Biz, 'Sıfır Atık' hareketiyle, bir yandan atıkları geri kazanıp ekonomimize katkı sunuyor, diğer yandan da sera gazı emisyonunu düşürüyor ve bu manada plastik poşet kullanımında yine atıkların geri dönüşümüne kadar birçok alanda olabilecek en alt seviyeye indiriyoruz. Tabii bir taraftan da 'Sıfır Atık Mavi Projesi'ni yürütüyoruz. Denizlerimizi, göllerimizi ve akarsularımızı koruyor, havza bazlı doğa koruma planları yapıyoruz. Dip çamuru temizliğinden kıyı düzenlemelerine kadar çok çeşitli alanlarda hep birlikte bu projeleri yürütmeye gayret gösteriyoruz." ifadelerini kullandı.

Kurum, atık sektöründeki hedefleri gün geçtikçe ileriye taşımaya devam ettiklerini, önümüzdeki 10 yıl sürecinde atık sularda yeniden kullanım oranını yüzde 15'e çıkarmayı hedeflediklerini aktardı. İklim değişikliğinin etkilerini artık tüm dünyanın net bir şekilde hissettiğine dikkati çeken Kurum, artan kuraklıklar ve aşırı hava olaylarının doğal kaynaklara ne kadar daha fazla sahip çıkılması gerektiğini gösterdiğini vurguladı.

'Sanayide Yeşil Dönüşüm devrimi başlamıştır'

Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği Bakanı Kurum, kaynakların daha verimli kullanmak adına bu projeleri çok önemsediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Düzenli depolama sahalarına giden tüm atıkları ayrıştırmak üzere bir çalışma yürütüyoruz. 2053 yılına geldiğimizde belediye atıklarımızın tamamında bu manada geri kazanım oranımızı yüzde 70'e çıkarmış olacağız. İşte paylaştığım tüm bu veriler ve hedefler, Türkiye'nin, sıfır atık konusundaki kararlılığını ve iklim diplomasisinde geldiği noktayı net bir şekilde göstermektedir. Büyük bir gururla vurgulamak isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 'Türkiye Yüzyılı' kapsamında 'Sanayide Yeşil Dönüşüm' devrimi başlamıştır. Türkiye olarak yeni İklim Kanunu'muzla, sanayide yeşil dönüşüm standardı getiren vizyoner yönetmeliklerimizle, 'Ulusal Katkı Beyanımız ve Yeşil Kalkınma Vizyonu'muzla '2053 net sıfır' hedefimize kararlılıkla yürüyoruz. Ancak biliyoruz ki bu mücadele yalnız bir ülkenin gayretiyle değil, hepimizin, bütün dünya ülkelerinin ortak gayretiyle, iradesiyle başarıya ulaşacaktır."