Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Enerji Dönüşümü Diyaloğu İkinci Toplantısı, COP31 Başkanlığı ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ortaklığıyla gerçekleştirildi. Toplantıya katılan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, küresel iklim diplomasisinde artık iddialı cümleler yerine ölçülebilir yol haritalarına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Yüksek düzeyli diyalog toplantısına, Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanı sıra COP29 Başkanı Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ile COP32 Başkanı ve Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos gibi çok sayıda ülkeden bakan ve üst düzey temsilci katıldı.
'iklim diplomasisinin en büyük ihtiyacı ölçülebilir yol haritalarıdır'
Toplantıda yaptığı konuşmada Uluslararası Enerji Ajansı ile yürütülen stratejik ortaklığın altını çizen Bakan Murat Kurum, şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası Enerji Ajansı’nın veri gücü ile COP31 Başkanlığımızın siyasi iradesinin aynı hatta buluşması çok önemli. Çünkü artık iklim diplomasisinin en büyük ihtiyacı, iddialı cümlelerden çok ölçülebilir yol haritalarıdır. Bu yüksek düzeyli diyaloglar, COP31’e giden yolda ortak iradeyi güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor.”
Bonn'da kamuoyuyla paylaşılan "2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35’inin elektrikle karşılanması" hedefini hatırlatan Bakan Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı'ndan bu hedefe giden yolları somutlaştıracak özel bir rapor hazırlamasını beklediklerini ifade etti.
Kurum, elektrifikasyon hamlesinin sadece teknik bir oran olmadığını belirterek, "Elektrifikasyonu finansmandan, finansmanı kalkınma hakkından, yenilenebilir enerjiyi şebeke yatırımlarından kopararak asla ele alamayız. COP31’in temel yaklaşımı, bu parçaları aynı ışığın altında birleştirmektir" dedi.
İş dünyasının elektrifikasyon konusundaki kararlılığına dikkat çeken Kurum, yapılan anketlere göre şirketlerin %90'ının 2035'e kadar faaliyetlerini bu eksende dönüştürmeyi öngördüğünü aktardı. Ancak bu dönüşümün küresel bir eşitsizliğe yol açmaması gerektiği uyarısında bulunan Kurum, temiz enerji dönüşümünün teknolojiye erişimi olan ülkelerin kendi aralarındaki bir yarışa dönüşmemesi gerektiğini, gelişmekte olan ülkelerin teknolojiye, şebeke yatırımlarına ve uygun finansmana erişiminin güvence altına alınmasının şart olduğunu ve temiz enerjiye geçişin ülkelerin enerjiye erişim hakkını zayıflatmaması gerektiğini belirtti.

cop31 vizyonu ortaya konuldu
Geçmişte verilen sözlerin tutulmasının küresel başarı için vazgeçilmez bir şart olduğunu hatırlatan Bakan Murat Kurum, COP31’i verilen sözlerin tekrarlandığı değil, bu sözlerin hayata geçirildiği bir zirve haline getirmek istediklerini, bu yüzden ‘Uygulama COP'u’, ‘netice’ ve ‘eylem zamanı’ dediklerini ifade ederek vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündemi kapsamında 2035 yılına kadar binalarda enerji tüketim yoğunluğunun yüzde 25 azaltılacağını, küresel atık artışının ise yüzde 50 azaltılarak yarı yarıya indirileceğini söyledi. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; şehircilik, afet yönetimi, yenilenebilir enerji ve Sıfır Atık gibi alanlarda çok ciddi tecrübeler edindiğini belirten Kurum, bu birikimi COP31 aracılığıyla küresel ortak akla taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA
