Ankara'da düzenlenen "Türk Demir Yolu Sektöründe Intermodal Taşımacılık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi (U-IMT) Projesi Programı" kapsamında ulaştırma yatırımları ve lojistik vizyon ele alındı. Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ulaşım altyapısının ekonomi, ticaret ve kalkınma süreçleri üzerindeki stratejik rolüne değindi.
'Ulaşım olmadan ticaret olmaz'
Yol, demir yolu, liman, lojistik merkez ve sınır kapılarının ekonominin ana damarlarını oluşturduğunu dile getiren Bakan Abdulkadir Uraloğlu, ulaştırma projelerinin sadece fiziki yatırımlar olmadığını belirtti. Yatırımların üretimi, ihracatı, istihdamı, bölgesel kalkınmayı ve ülkeler arası işbirliğini desteklediğini vurgulayan Uraloğlu, son 24 yılda 355 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı gerçekleştirildiğini aktardı. 2002 yılından itibaren demir yollarını stratejik bir başlık altında takip ettiklerini ifade eden Uraloğlu, "Ulaşım olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan üretim güçlenmez, üretim güçlenmeden de kalkınma sürdürülebilir hale gelemez" sözlerini kaydetti.
Demir yolu ağı 2053 yılında 30 bin kilometreye yaklaşacak
Demir yolu ağının genişletilmesine yönelik hedefleri paylaşan Uraloğlu, 2028 yılında 17 bin 287 kilometre demir yolu ağına ulaşılacağı bilgisini verdi. Uraloğlu, 2053 yılına gelindiğinde ise bu ağın 30 bin kilometreye yaklaşacağını ve ülkenin hızlı demir yolu hatlarıyla bağlanacağını ifade etti. Son yıllardaki küresel gelişmelerin, koridorların krizlere karşı dayanıklı hale getirilmesi gerekliliğini ortaya koyduğunu belirten Bakan, koridorların sadece yük ve yolcu taşımakla kalmayıp diplomasi, güvenlik ve bölgesel kalkınmanın da temel güzergahları olduğunu vurguladı.
Karbon emisyonunu azaltmak amacıyla yeşil enerjiye öncelik veriliyor
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi küresel hatlar üzerinde çalışmaların sürdüğünü anlatan Uraloğlu, Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden gelecek hatların Avrupa'ya bağlanması yönünde projeler yürüttüklerini belirtti. Çarkların dönmesi adına Irak ve çevre ülkeler üzerinden kara yolu taşımacılığını da hayata geçirdiklerini ifade eden Bakan, karbon emisyonlarının azaltılması noktasında en pratik yöntemin demir yolu taşımacılığı olduğunu hatırlattı. Yeni güzergahların buna göre belirlendiğini ve demir yolu araçlarının yeşil enerji ile dönüştürülebilir enerjiye yönelik üretildiğini ekledi.
‘Avrupa ile Orta Asya arasındaki bağlantı kazan-kazan politikasıdır’
Türkiye’nin küresel koridorların merkezinde yer aldığını ve bu konumun getirdiği avantajların verimli kullanıldığını belirten Uraloğlu, ülkenin inisiyatif alarak lojistik merkez kimliğini pekiştirdiğini ifade etti. Avrupa Birliği (AB) destekleri ve kredileriyle yatırımların sürdüğünü dile getiren Uraloğlu, "Türkiye'nin, artık küresel vizyonuyla yalnızca koridorların geçtiği bir ülke konumunda değil, lojistik merkez olmasında, Avrupa ile yapacağı işbirlikleri ve üretim noktasında çok etkili bir mesafe katettiğini özellikle belirtmek isterim. Avrupa ile Orta Asya arasında güvenilir, sürdürülebilir ve güvenli bağlantıların kurulması kazan-kazan politikası olarak hepimiz için faydalı olacaktır" diyerek konuşmasını tamamladı.
Kaynak: AA
