reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8841 %0.04
51,9243 %0.18
7.318,07 % 0,71
2.989.823 %3.686
İşçi Haber Gündem Barışın meşruiyeti toplumların adalet duygularından geçer

Barışın meşruiyeti toplumların adalet duygularından geçer

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye'nin Barış Rolü Paneli'ne katıldı. Başkan Duran panelde çeşitli açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Duran, Türkiye'nin uluslararası ve bölgesel kriz dönemlerinde üstlendiği barışçıl, arabulucu ve kolaylaştırıcı rolün medya söylemleri aracılığıyla nasıl inşa edildiğini ve algılandığını çok boyutlu bir iletişim perspektifiyle ele almak üzere İletişim Başkanlığında düzenlenen "Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye'nin Barış Rolü Paneli"ne katıldı. 

‘Türkiye bugün küresel vicdanın sesi olarak çözüm ortağı oldu’

Burada açılış konuşmasını yapan Duran, sözlerine, zorlu çatışma bölgelerinde görev yapan basın mensupları, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve sağlık personeli başta olmak üzere herkese insanlık adına teşekkür ederek başladı. Panelde, dünyanın her bir noktasında "daha adil bir sistemin" tesis edilmesi için Türkiye'nin ortaya koyduğu gayretlerin anlatılacağını belirten Duran, Türkiye'nin bugün küresel vicdanın sesi olarak çatışma bölgelerinde hem diplomatik bir aktör hem de insani çözüm ortağı olduğunu vurguladı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "adalet merkezli dünya" çağrısının, Türkiye'nin barış yaklaşımının temellerini oluşturduğunun altını çizen Duran, şunları kaydetti: 

“Bizler biliyoruz ki barışın meşruiyeti askeri ve siyasi güç dengelerinden değil, toplumların adalet duygularından geçer. Günümüzdeyse barış, yalnız müzakerelerle barış masalarında kazanılan bir şey değildir. Barış çabaları uluslararası kamuoyunda karşılık bulamazsa, sesi kısılır veya perdelenirse, işte o zaman en önemli cepheyi kaybetmişiz demektir. Bu nedenle, bizler barışın sesinin duyulabilmesi için her türlü medya mecralarında adil ve güvenilir bir temsilin mücadelesini veriyoruz ve vermek zorundayız. Gerçeklerin 'sahte filtrelere' takıldığı, zulmün 'hassas içerik' olarak gizlenmeye çalışıldığı mecralarda hep beraber yapacak çok işimiz var, yürüyecek çok yolumuz var.” 

‘ülkemiz diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden’

Türkiye'nin kolaylaştırıcı ve arabulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğuna dikkati çeken Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen ve müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır" ifadesini kullandı. 

Bu rolün teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi ve kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Duran, 5. yılına giren Ukrayna-Rusya savaşında tarafların Türkiye'nin arabuluculuğunda birçok kez bir araya geldiğini, Türkiye'nin barış masasına ev sahipliği yaptığını hatırlattı. 

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinen Duran, "İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarının ve gerçekleştirdiği sistematik soykırımın tüm uluslararası platformlarda en yüksek sesle gündeme getirilmesi, insani yardım koridorlarının açılması, işgalin ve katliamların durdurulması ve İsrail'in adalet karşısında hesap vermesi için en büyük çabayı gösteren ülkenin Türkiye'nin olması asla bir tesadüf değildir" diye konuştu. 

‘hakikatin üzerindeki ablukanın kaldırılması gerekir’

Duran, Türkiye'nin Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, Afrika Boynuzu'nda Etiyopya ve Somali'nin diyalog temelinde bir araya getirilmesi gibi birçok diplomatik hamleyle barış diplomasisine devam ettiğini bildirdi. 

Türkiye'nin bu bölgelerde adalet zemininde bir duruş ortaya koyduğunu, masada anlaşmaları konuşurken, başta AFAD ve Türk Kızılay gibi kurumlarla sahada da insani diplomasi yürüttüğünü dile getiren Duran, "Bütün bu çabalarımızın amacı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, 'Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir'" sözlerini sarf etti. 

Barışın iletişimini korumanın, güvenlik meselesi olduğuna işaret eden Duran, şunları paylaştı: 

“Bugün 'dezenformasyon' dediğimiz algı operasyonları, toplumsal yaraları kaşıyan, istikrarı zehirleyen, barış masalarını deviren bir güce erişmiştir. Gazze'de bebekler ölürken, sosyal medyada 'Filistinlilerin sattığı topraklardan bahsedenler' maalesef bu zehirden tatmış olanlardır. Bizler, dezenformasyonla mücadeleyi, barış anlatımızın güçlendirilmesi için olmazsa olmaz görüyoruz. Zira şunu biliyoruz ki, çatışma bölgelerinde barışı konuşurken, yalnızca silahların susması yetmez, hakikatin üzerindeki ablukanın kaldırılması da gereklidir. Barış masalarının sadece sahada kurulmadığını, barışın, bir yönüyle de veri merkezlerinde, algoritmalarda, ekranlarda şekillendiğini bilmek durumundayız. Vatandaşlarımızdan da özellikle duygusal hassasiyetlerin tırmandığı dönemlerde bu tarz içeriklere karşı çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum.” 

Duran, Suriye halkının 13 yıl süren savaş boyunca neler çektiğini en yakından gözlemleyen ve gerçeklerin uluslararası kamuoyuna duyurulmasında en çok çaba gösteren aktörlerin başında Türkiye'nin geldiğine dikkati çekti. 

Türkiye'nin Suriye'de eski rejimin katliamları karşısında Suriyelilere sırtını dönmediğini, bölgede istikrarın temini için elini taşın altına koymaktan çekinmediğini belirten Duran, "Hamdolsun, Suriye halkı 13 yıl acı çektikten sonra 8 Aralık 2024'te devrimini gerçekleştirdi ve artık hem Suriye için hem de bölgemiz için yepyeni bir dönem başladı" değerlendirmesinde bulundu. 

Kaynak: AA