Almanya'dan tatil için İstanbul'a gelen ve kaldıkları otelde yapılan böcek ilaçlaması sonrası yaşamlarını yitiren Böcek Ailesi'ne ilişkin davada karar çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada otel sahibi ile ilaçlama firmasının yetkilileri hakkında hapis cezaları verilirken, iki sanığın beraatine hükmedildi.
6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik gezi amacıyla İstanbul'a gelen Çiğdem Böcek (27), eşi Servet Böcek (38) ile çocukları Masal (3) ve Kadir Muhammet Böcek'in (6), 13 Kasım 2025'te zehirlenme şüphesiyle hayatını kaybetmesine ilişkin açılan davada yargılama tamamlandı.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Hayatını kaybeden ailenin yakınlarının da hazır bulunduğu duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu takip etti.
Savcılık 5 sanık için 22 yıl 6 aya kadar hapis istedi
Duruşmada mahkeme başkanı, Cumhuriyet Savcısının celse arasında hazırladığı esas hakkındaki mütalaayı dosyaya sunduğunu açıkladı. Mütalaada Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Caferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti'nin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Savcılık ayrıca, Rüstemsha Batyrov'un ilaçlama işlemine katılmadığı, olay sırasında otelde bulunmadığı ve meydana gelen ölümlerle arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraatini istedi.

Aile yakınları mahkemede konuştu
Duruşmada söz alan anne Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, "Gereken adaleti sağlayın, onu toprağa koyduğumuz gün biz de öldük. Ne suçu vardı benim çocuklarımın? Benim evimde yemek pişmiyor artık, nasıl bir vicdanınız vardı? Para uğruna değdi mi bu? Benim kızım sağ olsaydı şimdi tatile gelecekti, 'biz burayı ilaçladık' deyip geri gönderebilirdiniz. Damadım karısını buraya bir hayalle doğum gününe getirmiş, cenazeleri kalktı.
Bir annenin gözyaşını bırakmayın. Çıkarmayın bunları en ağır cezayı verin. Değdi mi yalan dünyanın malı için? Yaşayacak mısınız bu vicdanla devlet sizi serbest bıraksa? Bile bile ilaçladınız o odaya soktunuz çocuklarımı. Benim kızım sağlık okudu, 'biz zehirlendik herhalde' diyor, çocuğum resepsiyonda söylemiş, 'oğlum kustu' demiş, biriniz de demiyor ki 'ilaçtan oldu' diye, damadım giderdi başka otele belki kurtulurlardı" ifadelerini kullandı.
Servet Böcek'in babası Yılmaz Böcek ise "Bu karşınızda oturan zanlılar benim evlatlarımı bilerek ve görerek ölüme gönderdiler, benim evlatlarımın torunlarımın geleceği vardı. Torunlarım büyüyecekti, evlenecekti. Yaşadıklarını yaşamadan ölmesinler, evlat acısı nedir görsünler, dilerim daha beter olsunlar" dedi.
Otel sahibi suçlamaları kabul etmedi
Savunmasını yapan otel yetkilisi Hakan Oğlak, aile yakınlarına başsağlığı dileyerek, "Benim param pulum feda olsun da o insanlar ölmeseydi. Yaşadığım sağlık problemden dolayı, acı olay yaşandığı dönemde otele sık sık gidip gelemiyordum. İlaçlama bilgim ve onayım dahilinde yapıldı. İlaçlama yapılınca sordum ne yapılması gerektiğini. 2 gün beklenmesini, havalandırılmasını ve ondan sonra kiraya verilmesini söyledim.
Hangi ilaç kullanıldığını bilmiyorum. Bize oteli kapatmamızı ve tahliye etmemizi söylemediler. İlacın zarar vermediği yönünde bize iddialı konuşma yaptılar. Ben bu kişilerin ilaçtan etkilendikleri için vefat ettiklerini düşünmüyorum. Daha önce de ilaçlama yaptırmıştık, kimseye zarar gelmemişti. Benim olayda kusurum ya da ihmalim yok. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." şeklinde savunma yaptı.

Mahkeme cezaları açıkladı
Mahkeme heyeti, Moeen Ud In Chishti ile Rüstemsha Batyrov hakkında beraat kararı verdi.
Otel sahibi Hakan Oğlak, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İlaçlama firması sahibi Zeki Kışı ile Serkan Kışı'na 18'er yıl hapis cezası verilirken, Doğan Caferoğlu ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm edildi.
Mahkeme ayrıca Halil Duran hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
Kaynak: SABAH
