reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0841 %0.18
51,2430 %0.11
7.248,42 % 0,93
3.125.836 %-1.458
İşçi Haber Gündem Cuma hutbesi yayınlandı : Zekat ve fıtır sadakası

Cuma hutbesi yayınlandı : Zekat ve fıtır sadakası

Cuma namazı öncesinde camilerde okunacak Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandı. Her hafta olduğu gibi bu hafta da hutbede önemli bir dini mesele ele alınarak Müslümanlara yol gösterici mesajlar veriliyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan bu haftaki hutbenin konusu da belli oldu. Bu hafta camilerde okunacak hutbede “zekât ve fıtır sadakası” konusu ele alınacak. 

muhterem müslümanlar

Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle, yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır. 

aziz müminler!

Zekât, İslam'ın beş temel esasından biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir ibadettir. İnsanın malını eksilten değil, bereketlendiren ilahi bir nimettir. "Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır" ayetinde buyrulduğu üzere zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf değil, ona hakkını teslim etmektir. 

kıymetli müslümanlar

Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur. Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar. Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine, günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in buyurduğu üzere, “Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.” 

değerli müminler

Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise; Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir. Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine dönüşmektedir. 

aziz müslümanlar

Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen, içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya, onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi kazanca dönüştürmektir. 

Hutbemizi Cenâb-ı Hakk'ın şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: "Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür."