İsrail ordusu, 7 Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılarla on binlerce Filistinliyi hayatından etti. Filistin kaynaklarına göre bugüne kadar 65 bin 141 kişi yaşamını yitirdi, bu kayıpların en az 20 bin 460’ı çocuklardan oluştu. 165 bini aşkın sivil yaralandı, binlerce kişi hâlâ enkaz altında.
Saldırılar sadece can kaybına değil, Gazze’deki tüm yaşam alanlarının yok olmasına yol açtı. İsrail’in attığı toplam patlayıcı miktarı 150 bin tonu aştı. Bugüne kadar:
70 bin bina tamamen yıkıldı,
833 cami hedef alındı,
163 okul, üniversite ve eğitim kurumu yok edildi,
164 sağlık kuruluşu işlevsiz hale getirildi,
38 hastane yıkıldı,
1.670 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.
Gazze’de açlık ve kıtlık da büyük bir insani kriz yarattı. 435 kişi –147’si çocuk– açlıktan öldü. Elektrik, gıda ve yakıt akışının kesilmesi nedeniyle halk hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Gazetecilere Yönelik Katliam
Gazze’de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden gazeteci sayısı da rekor seviyelere ulaştı. 7 Ekim 2023’ten bu yana 300 basın mensubu görevlerini yaparken yaşamını yitirdi. Bu tablo, savaşın yalnızca sivilleri değil, bilgiye erişimi de hedef aldığını ortaya koydu.
Gazze’ye yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de baskılar arttı. Bu bölgelerde en az 1006 Filistinli öldürüldü, 10 bin 19 kişi yaralandı. İsrail ordusu, baskınlar ve toplu gözaltılarla bölgede şiddeti tırmandırıyor.

Erdoğan Yıllardır BM’de Filistin’in Sesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlık döneminden itibaren her yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmalarda Filistin meselesini uluslararası gündeme taşıdı. Erdoğan, yıllardır İsrail’in uyguladığı zulmü dile getirerek çözüm için iki devletli formülün altını çiziyor.
2007 – 62. Genel Kurul
Erdoğan, ilk konuşmasında Orta Doğu’da istikrarsızlığın temelinde Filistin sorununun yattığını vurguladı. Çözümün, sadece bölgesel değil, küresel iş birliğiyle mümkün olabileceğini dile getirdi.
2009 – 64. Genel Kurul
Gazze’de insanların çadırlarda yaşadığını, suya erişimin olmadığını hatırlatarak, BM’nin yetersiz kaldığını söyledi. İki devletli çözümün dünya barışı için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
2011 – 66. Genel Kurul
İsrail’in orantısız güç kullanımına değindi, fosfor bombası ve yasa dışı yerleşimlere dikkat çekti. “Orantısız güç kullanan İsrail’dir ama yaptırım uygulanmayan yine İsrail’dir” diyerek uluslararası çifte standardı gündeme taşıdı.
2014 – 69. Genel Kurul
Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez kürsüye çıkan Erdoğan, iki devletli çözümün siyasi, insani ve ahlaki bir zorunluluk olduğunu vurguladı. “Konuşmak yetmez, icraata ihtiyaç var” sözleriyle BM’ye çağrıda bulundu.
2016 – 71. Genel Kurul
Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin uluslararası toplumun borcu olduğunu söyledi.
2017 – 72. Genel Kurul
İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini durdurması gerektiğini belirterek uluslararası toplumu Filistin’e destek olmaya davet etti.
2018 – 73. Genel Kurul
Bosna, Ruanda, Myanmar ve Filistin’de yaşanan katliamlara atıfta bulundu. “Tüm dünya sırtını dönse bile Türkiye Filistin’in yanında olacaktır” mesajını verdi.
2019 – 74. Genel Kurul
Bölgeye dair haritaları kürsüde göstererek İsrail’in toprak genişlemesini sorguladı. “1947’de İsrail neresiydi, şimdi neresi?” diye sorarak işgali gözler önüne serdi.
#PalestinesVoiceErdogan Dünya Gündeminde
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yılki BM konuşması öncesinde sosyal medyada büyük bir kampanya başlatıldı. #PalestinesVoiceErdogan etiketi, kısa sürede dünya gündeminde Trend Topic (TT) listesine girdi. Binlerce kullanıcı Erdoğan’ın Filistin için verdiği mücadeleyi paylaşımlarla destekledi.
Erdoğan, her konuşmasında olduğu gibi bu yıl da kalıcı çözümün, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devletinin kurulmasıyla mümkün olacağını yineledi. “Sorunumuz İsrail halkıyla değil, İsrail hükümetinin saldırgan politikalarıyla” diyerek mesajını bir kez daha uluslararası topluma iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin işlevsiz kaldığını belirterek, “Dünya 5’ten büyüktür” çıkışını bir kez daha dile getirdi. Erdoğan, uluslararası toplumun Filistin halkının devlet olarak tanınma talebini karşılaması gerektiğini belirtti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN KUDÜS AÇIKLAMASI
Kudüs konusunda Türkiye'nin tavrının net olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Çözüm, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve mütecanis topraklara sahip bir Filistin devletinin bir an önce kurulmasıdır. Bunun dışındaki herhangi bir barış planının adil olma, kabul edilme ve uygulanma şansı yoktur. BM kürsüsünden soruyorum: İsrail devletinin sınırları neresidir? 1948 sınırları mıdır, 1967 sınırları mıdır, yoksa daha başka bir sınırı mı vardır? Tıpkı işgal edilen diğer Filistin toprakları gibi Golan Tepeleri ve Batı Şeria'daki yerleşim yerleri bu devletin sınırları içinde değilse nasıl oluyor da dünyanın gözü önünde gasp edilebiliyor?"
