Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
MERSİN'DEKİ SALDIRIYA İLİŞKİN ERDOĞAN'DAN BAŞSAĞLIĞI AÇIKLAMASI
Erdoğan, Mersin’de yaşanan olayda hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı dileyerek, “Ülkemizin gündeminde yer alan konuları değerlendirdiğimiz bir Kabine Toplantısını daha tamamlamış bulunuyoruz. Mersin'de hayatını kaybeden 6 vatandaşımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.
'Her savaş kendi ekonomisini üretir'
Küresel ekonomik belirsizliklere dikkat çeken Erdoğan, enflasyon ve enerji hatları üzerindeki risklerin dünya genelinde etkili olduğunu belirterek, “Enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız. Bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları kestirilemiyor” ifadelerini kullandı.
Savaşların ekonomik sonuçlarına değinen Erdoğan, “Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist, milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasbederek palazlanmakta, servetlerine servet katmaktadır. Her savaş kendi ekonomisini üretir, her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur” dedi.
Bölgesel krizlerin etkisine de dikkat çeken Erdoğan, “İran savaşıyla bu iş tahammül sınırlarını aşmış. Dünyanın birçok bölgesinde çözülemeyen krizlerin arkasında krizden menfaat devşirenlerin sabotaj girişimleri vardır” ifadelerini kullandı.
'Ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir'
Muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, ‘’Muhalefet süreci siyasi çıkarları için istismar aracı etmiştir. 'İktidar yıpransın gerekirse Türkiye kaybetsin' mantığıyla hareket etmekten kendilerini kurtaramadılar. Bölgemizin ateş çemberinden geçtiği dönemde muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek durumundadır. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursak olalım, önce memleketim ilkesiyle hareket etmek zorundayız.
Dünyamız globalleşirken, fırsatlar da küresel bir boyut kazanmakta... Yeni dünyada artık hiç kimse yer yüzünün başka noktasında yaşananlara kayıtsız kalmak durumunda değildir. Türkiye bölgesinin istikrar adası olmuştur. Ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir." dedi.
'Ateşin alevi olmasa dahi dumanı bize de ulaşıyor'
Dünya globalleşirken sorunların, krizlerin ve fırsatların da küresel bir boyut kazandığını, "kelebek etkisi" denilen gerçeklikle herkesin yüzleştiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Mesafenin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada artık hiç kimse yeryüzünün bir başka noktasında yaşananlara bigane kalma lüksüne sahip değildir. Tabiri caizse günümüzde Orta Doğu'daki bir ülke hapşırdığında, Latin Amerika veya Asya'daki bir ülke kolayca nezle olabilmektedir. Hatırlayın, 2008 Mortgage Krizi'nin tüm dünyaya yayılması sadece birkaç hafta aldı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sebep olduğu gıda kıtlığı en çok Afrika ülkelerini vurdu. Kovid-19 salgınının kısa sürede nasıl küresel bir sağlık krizine, daha sonra da ekonomik, siyasi ve sosyal krize evrildiğine hep beraber şahit olduk.
Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler artık geride kalmıştır. Küresel ekonomiyle bütünleşmiş her ülke gibi bizler de dışarıdaki olumlu, olumsuz her hadiseden bir şekilde etkileniyoruz. Özellikle bölgemizdeki ateşin alevi olmasa dahi maalesef dumanı bize de ulaşıyor, bize de sirayet ediyor. Ama biz gerek 23 yıldır ekonomiden yatırımlara, güvenlikten enerjiye, ticaretten turizme her alanda attığımız adımlar, gerekse vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde bunu diğer ülkelere nispetle asgari düzeyde tutuyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı
Vatandaşların Kurban Bayramı'nı da tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Önümüzdeki hafta inşallah mübarek Kurban Bayramı'nı idrak edeceğiz. Vatandaşlarımın gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin, ayrıca İslam aleminin Kurban Bayramı'nı şimdiden tebrik ediyorum. Bu bayramda Cenab-ı Allah'a karşı şükrümüzü ifa etmekle kalmayacak, milletçe birbirimize daha sıkı sarılacak, muhabbet ve kardeşlik bağlarımızı daha da kuvvetlendireceğiz. Kurban Bayramı'nda mali durumu müsait olan kardeşlerimizin garip gurebayı ve ihtiyaç sahiplerini gözetmesini, kurban etlerinin dolaplarımızı değil, karşılıklı gönüllerimizi doldurmasını ve ruhlarımızı doyurmasını temenni ediyorum.
Bildiğiniz üzere çalışanlarımızı hafta içindeki bir buçuk günü de idari izinli sayıp, dokuz günlük kesintisiz bir tatil yapma imkanı vermiştik. Bu bayramda seyahat edecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına titizlikle uymasını, Kurban Bayramı'nı sevdiklerimize zehredecek kazalara sebebiyet verecek davranışlardan uzak durulmasını istirham ediyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum."
