Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da katıldığı kültür ve sanat etkinliğinde yaptığı konuşmada İstanbul’un tarih, sanat ve medeniyet birikimini öne çıkardı. Sergiye emek verenlere teşekkür eden Erdoğan, “Sanata ve İstanbul’a gönül veren tüm kardeşlerimi bu sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum” dedi.
'İSTANBUL BİN YILDIR YOĞURDUĞUMUZ SANAT HAMURUDUR'
Erdoğan konuşmasına üç yıl önce hayatını kaybeden ressam Ayhan Türker’i rahmetle anarak başladı. Ardından, İstanbul’un yalnızca bu şehirde yaşayanlar için değil, tüm Türkiye’deki sanatseverler için bir merkez olduğunu söyledi. “İstanbul bin yıldır yoğurduğumuz sanat hamurudur. İstanbul medeniyet, tarih, ilim ve sanat demektir. Üç kıtada adına hutbeler okunan, kutsal emanetlere ev sahipliği yapan bu şehirdir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı, İstanbul’un güzelliğini dünyanın hiçbir yerinde görmediğini dile getirerek, “Tarihiyle, tabiatıyla, her metrekaresine işlenmiş nakış nakış güzellikleriyle İstanbul gibisi yoktur” dedi.
'MAZLUMUN YANINDA OLMAYI BU ŞEHİR ÖĞRETTİ'
Erdoğan, İstanbul’un kişisel hayatında ve ülkenin kültürel kimliğinde oynadığı role değinerek, “Pes etmemeyi bu şehrin sokaklarında öğrendik. Şefkat ve vicdanı İstanbul öğretti. Mazlumun yanında olmayı, büyük düşünmeyi, iddialı hedeflere ulaşmayı bize İstanbul öğretti” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı’nın kültür, sanat ve ilim insanlarının eserleriyle şekilleneceğini belirten Erdoğan, “İstanbulluların hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Bu can bu tende olduğu müddetçe İstanbul’a olan sevdamız bitmeyecek” dedi. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in “Canım İstanbul” şiirini okudu. “İstanbul benim canım, vatanım da vatanım” dizeleriyle başlayan şiiri seslendiren Erdoğan, İstanbul’a olan sevgisini edebiyatın diliyle de ortaya koydu.
