Mardin’de bir otelde düzenlenen programa AK Parti teşkilat mensupları, milletvekilleri ve partililer katıldı. Mardin’in farklı inanç ve kültürlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı kadim şehirlerden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şehrin mimarisinin ve toplumsal yapısının Anadolu’nun köklü medeniyet birikimini yansıttığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte şehirdeki dayanışma ve kardeşlik ikliminin daha da görünür hale geldiğini vurgulayan Yılmaz, mahallelerde hareketliliğin arttığını, sofraların genişlediğini ve kapıların misafirlere açıldığını söyledi.
'AK Parti’nin siyasetini millet belirler'
Yılmaz, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin siyaset anlayışının temelinde milletin iradesinin bulunduğunu ifade ederek, milletin taleplerinin siyasete yön verdiğini dile getirdi. Bu taleplerin sahadan merkeze taşınmasında teşkilatların önemli rol oynadığını belirten Yılmaz, "Teşkilatlar AK Parti hareketinin omurgasını oluşturur" dedi. Kurulduğu günden bu yana Mardin teşkilatında görev alan tüm isimlere teşekkür eden Yılmaz, geçmişten bugüne emek veren teşkilat mensuplarına şükranlarını sundu.
'Güvenlik, demokrasinin ve kalkınmanın temelidir'
Konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadelesine de değinen Yılmaz, güvenliğin hem demokrasinin hem de ekonomik kalkınmanın temeli olduğunu vurguladı. Terörün gündemden çıktığı bir ortamda demokratik siyasetin güçleneceğini ve kalkınmanın hızlanacağını ifade eden Yılmaz, huzurlu ve güvenli bir ortamın aynı zamanda güçlü bir yatırım ortamı anlamına geldiğini söyledi.
Terörün Türkiye’ye uzun yıllar büyük ekonomik maliyetler getirdiğini belirten Yılmaz, bazı hesaplamalara göre bu kaybın 2 trilyon doların üzerinde olduğunu dile getirdi. Yılmaz, "Artık kaynaklarımızı terörle mücadele yerine çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için harcamamız gereken bir döneme giriyoruz" diye konuştu.
'Bölgemiz ateş çemberi içinde'
Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Yılmaz, İran’a yönelik saldırılar ve ardından yaşanan karşılıklı misillemelerin bölgesel istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimin bölgeyi daha kırılgan hale getirdiğini belirten Yılmaz, "Bölgemiz maalesef bir ateş çemberinin içinde. Bu ortamda Türkiye adeta bir istikrar adası konumundadır" dedi.
'Sorunlar diplomasiyle çözülmeli'
Türkiye’nin başından beri krizlerin savaş yerine diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi için çaba gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, taraflara ateşkes çağrısında bulundu. Savaşın kimseye fayda getirmeyeceğini belirten Yılmaz, adil bir barışın ise herkesin lehine olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderler diplomasisi kapsamında yoğun çaba sarf ettiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların da diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü söyledi.
Tarafların müzakere yolunu tercih etmesi halinde Türkiye’nin sürece katkı vermeye hazır olduğunu belirten Yılmaz, bölgedeki çatışmaların bir an önce sona ermesini ve normalleşmenin sağlanmasını temenni ettiklerini dile getirdi.
Kaynak: İHA
