Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'nin dijital bağımlılık, sanal ekran ekonomisi ve sosyal medyadaki yapay güzellik algısına karşı bir mücadele seferberliği başlattığını açıkladı. Çocukların dijital dünyanın tehditlerinden korunmasına yönelik bu konunun, önümüzdeki hafta başlayacak Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde de gündeme getirileceği belirtildi.
çocuklar için kontrollü ve güvenli bir yönetmelik hazırlanıyor
Sosyal medya platformlarının kaydırma özellikleri ve yapay zeka algoritmalarının çocuklarda sanal ekran ekonomisi yaratarak uykuyu bozduğu, depresyon ve kaygıyı tetiklediği vurgulandı. Açıklanan verilere göre çocukların konsantrasyonu yüzde 48 oranında düşerken, günlük ortalama 3,5 saatten fazla sosyal medyada vakit geçirdikleri ve ekran başında kaldıkları sürenin farkında olmayıp bunu inkâr etme eğilimi gösterdikleri ifade edildi.
Türkiye'nin çocuklar için e-devlet üzerinden giriş öngören, veri paylaşımı yapmayan kontrollü ve güvenli bir yönetmelik hazırladığı bildirildi. Dijital ayak izi konusunda yeterli farkındalığın olmamasının büyük bir risk oluşturduğu, hatta ailelerin çocukların dijital kullanımıyla baş edemeyip devlet koruması talep ettiği durumlarla karşılaşılabildiği aktarıldı.
Roblox ve Discord gibi platformlara yönelik mahkeme kararlarıyla erişim engelleri getirildiği hatırlatılarak, bu oyunlarla ilgili yeni bir yönetmelik çıkarılmasının ve 15-18 yaş grubuna yönelik içeriklerin ayrıştırılmasının planlandığı kaydedildi. KADEM ile ortaklaşa 21-22 Kasım tarihlerinde ana teması "Kurgulanmış Güzellikler" olacak "Kadın ve Adalet Zirvesi"nin düzenleneceği, bu zirveyle sosyal medyada sunulan yapay ve idealize edilmiş güzellik algılarına karşı farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi.
120 bin çift evlendirildi
Bakanlık olarak 18-29 yaş arasındaki 120 bin çiftin evlendirildiği, bu çiftlerden 19 bine yakın bebeğin dünyaya geldiği ve toplamda 25 milyar lira doğum yardımı yapıldığı açıklandı. Gençleri desteklemek amacıyla evlilik kredisinden yararlananlara İŞKUR'da öncelik tanınacağı, ayrıca yeni yapılan sosyal veya kiralık konutlarda 18-29 yaş arası gençler ile çocuklu ailelere öncelik verileceği bildirildi.
aile yapısı ve kardeş sayısı azalıyor
Genç nesillerde aile yapısının ve kardeş sayısının azalmasıyla kardeşsiz bir topluma doğru gidildiği, bu durumun ilerleyen yaşlarda yalnızlık ve bakım ekonomisi açısından büyük bir tehlike oluşturduğu ifade edildi. Toplumdaki alışkanlıkların değişmesi ve yalnızlaşma nedeniyle huzurevi taleplerinin arttığı, eskiden birini huzurevine yerleştirmek yadırganırken bunun artık normalleştiği belirtildi. Türkiye'de tek başına yaşayan 65 yaş üstü 1,8 milyon vatandaşın bulunduğu, yaşlanan nüfusun olduğu illerde şu ana kadar 43 adet gündüz aktif yaşam merkezinin açıldığı kaydedildi.
öncelik aile odaklı hizmetlere veriliyor
Hiçbir şeyin şefkatin ve sağlıklı bir aile sıcaklığının yerini tutamayacağı vurgulanarak, mümkün olan durumlarda şartların iyileştirilerek çocukların yeniden aileleriyle buluşturulduğu ve önceliğin aile odaklı hizmetlere verildiği aktarıldı. Koruyucu aile ve evlat edinmenin teşvik edildiği, Suriyeli yetkililerle görüşmelerde kadın, çocuk, aile ve engellilik alanlarında Türkiye'nin tecrübelerinin paylaşılmaya hazır olduğunun belirtildiği ifade edildi. Esad döneminde yaşanan kayıp vakaları nedeniyle çekimser kalsalar da sistemin anlatılması üzerine Suriye'de terk edilmiş bebeklerin koruyucu ailelere verilmeye başlandığı ve Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen koruyucu aile modelinin örnek olarak uygulandığı belirtildi.
Kaynak: Sabah
