reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3682 %0.24
50,9127 %-0.03
6.860,48 % 0,33
3.851.632 %-1.089
İşçi Haber Gündem Diyanet İşleri Başkanlığı cuma hutbesini yayınladı! Bu haftanın konusu ne?

Diyanet İşleri Başkanlığı cuma hutbesini yayınladı! Bu haftanın konusu ne?

Tüm İslam alemi ve Müslümanlar için cuma günü büyük bir öneme sahip. Bugünün önemli olmasında ise cuma hutbeleri yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı bu hafta cuma hutbesini yayınladı. Peki bu hafta cuma hutbesinin konusu nedir?

Okunma Süresi: 3 dk

Diyanet İşleri Başkanlığı bu hafta cuma hutbesini yayınladı. Cuma hutbesinin bu haftaki ana başlığı; akran ilişkileri. Bu hafta cuma hutbesinde akran ilişkileri, akran zorbalığı ele alınacak. İşte hutbenin tamamı;

Muhterem Müslümanlar

İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Zira kalpler sevgiyle yumuşar, saygıyla huzura erer. Dostluklar sevgiyle kurulur, saygıyla devam ettirilir. Ailede güven, toplumda muhabbet sevgi ve saygıyla tesis edilir. Sevgi ve saygının olmadığı yerde; huzursuzluk, baskı ve dışlanma olur. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez. Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete bırakır. 

Aziz Müminler!

Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir. Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır. Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: "Her Müslüman'ın diğer Müslüman'a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır." 

Kıymetli Gençler!

Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı daha dikkatli olmalısınız. Allah'a kulluk, aileye hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için gaye olmalıdır. Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in buyurduğu üzere, "Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur." Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır. Cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir. Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır. 

Değerli Anne Babalar! Kıymetli Eğitimcilerimiz ve Hocalarımız Aziz Kardeşlerim!

Allah Resûlü (s.a.s)'in, "Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter" hadis-i şerifi apaçık ortadayken bu kötü gidişata duyarsız olamayız. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız. Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz. 

Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitirmek istiyorum: "O akıl sahipleri; Allah'ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir."