Dünya Bankası, enerji ve tarım maliyetlerindeki artışlar nedeniyle gıda fiyatlarının önümüzdeki yıl da yükseleceğini açıkladı. Kuruluş, gıda fiyatlarındaki artışın 2027 yılına kadar devam edeceğini öngörüyor. Yapılan açıklamada, küresel emtia sevkiyatlarındaki aksaklıklar, tarım ürünlerine gelen zamlar ile yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gıda fiyatlarını yukarı yönlü etkileyeceği vurgulandı.
Gıda Fiyatlarında Beklenen Artış Oranları Nedir?
Washington merkezli kuruluşun yayımladığı rapora göre, gıda fiyatlarının 2026 yılında 2025'e kıyasla yaklaşık yüzde 10 artması, 2027 yılında ise bu artışın yüzde 7 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Enerji fiyatlarının da bu yıl 2025'e göre yaklaşık üçte bir oranında artacağı öngörülüyor. Ancak, 2027 yılında enerji fiyatlarında bir gerileme kaydedilmesi bekleniyor.
Artışın Başlıca Nedenleri Nelerdir?
Raporda, gıda fiyatlarındaki yükselişin başlıca nedenleri arasında ABD ile İran arasındaki gerilimin ve Hürmüz Boğazı'ndaki emtia sevkiyatlarının aksaması gösterilmektedir. Stratejik öneme sahip bu su yolundaki taşımacılığın, çatışmaların başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen savaş öncesi seviyelerin altında kaldığı belirtiliyor.
Genel Emtia Fiyatları Üzerindeki Etkiler
Dünya Bankası, genel emtia fiyatlarının bu yıl yüzde 23 artacağını, 2027 yılında ise yeniden düşüş eğilimine gireceğini tahmin ediyor. Küresel emtia arzını etkileyen çatışmalarda önemli bir tırmanış yaşanmaması varsayımıyla hazırlanan öngörülerde, Ortadoğu'daki gerilimin artması ve Rusya'nın petrol altyapısındaki hasarın sürmesi halinde enerji fiyatlarının daha da yükselebileceği uyarısı yapıldı.
Yeni Bir Gıda Krizi Olasılığı
Raporda ayrıca, enerji fiyatlarının beklenenden fazla yükselmesi veya El Niño hava olayının etkilerinin ağırlaşması durumunda yeni bir gıda krizinin ortaya çıkabileceği kaydedildi. Böyle bir senaryonun, 2010'lu yılların başında olduğu gibi daha fazla insanı aşırı yoksulluğa sürükleyebileceğine dikkat çekildi. Dünya Bankası'na göre, günlük geliri 3 doların altında olanlar aşırı yoksul olarak değerlendiriliyor ve hâlen dünya genelinde yaklaşık 811 milyon kişinin bu kategoride yer aldığı tahmin ediliyor.
