Bursa'da 46 yıldır yorgancılık yapan 59 yaşındaki Mehmet Uzun, son yıllarda sentetik ürünlerin zararlarının anlaşılmasının ardından yün ve pamuk yorganlara olan talebin önemli ölçüde arttığını ifade etmektedir. Uzun, elyaf ve silikon ürünlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin farkına varan vatandaşların, geleneksel ve sağlıklı yorganlara yönelmeye başladığını belirtmektedir.
Uzun, fabrikasyon üretime karşı yıllarca direnen bir usta olarak, artan talebe rağmen sektörde yeni çırak bulmanın zorluğuna dikkat çekmektedir. Geleneksel yöntemlerle yorgan üreten Uzun, sağlıklı yaşam arayışında olanların talepleri doğrultusunda büyük bir yoğunluk yaşadıklarını ifade etmektedir.
Sentetik Ürünlerin Zararları Neden Öne Çıkıyor?
Son yıllarda, sentetik yorganların hastalıklara davetiye çıkardığını anlayan vatandaşlar, yün ve pamuk ürünlerine yönelerek eski alışkanlıklarına geri dönmeye başlamışlardır. Uzun, bu dönüşümün arkasında yorgancı esnafının yaşadığı zorlukların yattığını vurgulamaktadır. Yaklaşık 10 yıl önce piyasaya giren elyaf ve silikon ürünler, yorgancı esnafını büyük bir krize sürüklemiş ve birçok zanaatkar iş yerini kapatmak zorunda kalmıştır.
Ayrıca, teknolojik gelişmelerle birlikte çekyat ve ortopedik yatakların yaygınlaşması, pamuk yataklara olan talebi neredeyse tamamen bitirmiştir. Ancak, fabrikasyon ürünlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, vatandaşları yeniden doğal malzemelere yönlendirmiştir.
Yorgancılık Mesleği Tehlikede mi?
Mehmet Uzun, mesleğe 1980 yılında 13 yaşındayken çırak olarak başladığını ve şu anda piyasada yorgan dikecek usta kalmadığını vurgulamaktadır. Ebeveynlerin çocuklarını tozlu işlerden uzak tutmaları nedeniyle çırak yetiştirilmediğini belirten Uzun, bu durumun zanaatın yok olma eşiğine geldiğini ifade etmektedir. Mevcut ustaların yaşlarının 60 ile 70 arasında değiştiğini söyleyen Uzun, bu mesleğin geleceği hakkında endişelerini dile getirmektedir.
Uzun, müşteri taleplerinin artmasıyla birlikte, yorgancılığa olan ilginin yeniden canlandığını ancak bu talepleri karşılayacak zanaatkarların kalmadığını belirtmektedir. Bu durum, yorgancılık mesleğinin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
