"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60
3.811.283 %0.39
İşçi Haber Gündem Fabrikanın kalbine insanı yerleştirmek: Güvenlik 5.0 bize ne anlatıyor?

Fabrikanın kalbine insanı yerleştirmek: Güvenlik 5.0 bize ne anlatıyor?

Avrupa'nın Endüstri 5.0 vizyonu, iş güvenliğini merkezine alarak sanayi dönüşümünü ele alıyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Avrupa'nın Endüstri 5.0 vizyonu, verimliliğin ötesine geçerek iş güvenliğini ön planda tutmayı amaçlıyor. Roma'dan üç akademisyenin kaleme aldığı yeni bir yazı, bu dönüşümün anahtarının iş güvenliği olduğunu vurguluyor. Uzun yıllar boyunca sanayide başarının ölçüsü daha hızlı, daha ucuz ve daha kaliteli üretim olarak tanımlanıyordu. Ancak Endüstri 4.0 ile birlikte sensörler, robotlar ve veri akışları fabrikaları adeta canlı bir organizmaya dönüştürdü. Bu parlak tabloda ise genellikle göz ardı edilen bir unsur var: makinenin başındaki insan.

Journal of Safety and Sustainability dergisinin Mart 2026'da yayımlanan 'Güvenlik 5.0' özel sayısının editoryal yazısı, bu eksikliğe dikkat çekiyor. Roma Sapienza Üniversitesi'nden Elena Stefana, Giulio Di Gravio ve Riccardo Patriarca'nın imzasını taşıyan metin, günümüz sanayi tesislerini insanın, teknolojinin ve organizasyonun iç içe geçtiği, sürekli değişen 'sosyo-teknik sistemler' olarak tanımlıyor. Bu sistemlerden üç temel özellik bekleniyor: insan odaklılık, sürdürülebilirlik ve dirençlilik.

İnsan Odaklılık: Neden Önemli?

Yazarlara göre, şirketler çalışanlarının iyiliğini üretim süreçlerinin merkezine koymak zorundadır. Bu, yalnızca fiziksel sağlık ve güvenlik ile sınırlı kalmamakta; bilişsel ve psikolojik iyi oluş, iş-yaşam dengesi, eğitim ihtiyacı ve kişisel gelişim gibi unsurları da kapsamaktadır. Hedef, yalnızca verimlilik, kalite ve maliyete odaklanan 'sistem merkezli' anlayışın ötesine geçmektir. Üretim süreçlerinin çalışanların ihtiyaçlarına ve farklılıklarına göre uyarlanması, onların onurunu, özerkliğini ve mahremiyetini korumak gerekmektedir.

Sürdürülebilirlik, Birleşmiş Milletler’in tanımıyla bugünün ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan karşılamak anlamına gelmektedir. Sanayi açısından bu, olumsuz etkileri ve atıkları azaltmak, geri dönüşümü artırmak ve döngüsel ekonomiyi desteklemek gibi hedefleri içermektedir. Bu süreçte toplumsal fayda üretmek ve kârlılığı korumak da önemlidir.

Dirençlilik: Geleceğe Hazırlık

Dirençlilik, bir sistemin büyük bir aksaklıktan önce, sırasında ya da sonrasında işleyişini ayarlayabilme kabiliyetidir. Beklenen ve beklenmeyen sarsıntılara rağmen işin sürdürülebilirliği, hem ulusal hem de uluslararası ölçekte önem taşımaktadır. Bu üçlü özellik, Avrupa Komisyonu'nun Endüstri 5.0 yaklaşımının da özünü oluşturmaktadır. Komisyon, sanayiden yalnızca istihdam ve büyüme değil; gezegenin sınırlarına saygı gösteren, çalışanın refahını merkeze alan ve toplumun genel refahına katkı sunan bir rol beklemektedir.

Yazının ana tezi, bu büyük dönüşümün başarısının büyük ölçüde iş güvenliği yönetimine bağlı olduğudur. Güvenlik, çalışanı koruyan iş sağlığı ve güvenliği ile tesisin ve süreçlerin kendisini koruyan operasyonel güvenlik olmak üzere iki boyutta ele alınmaktadır. Güvenlik yönetimi, yeşil dönüşüm, otomasyon ve yeni enerji kaynaklarının getirdiği riskleri tanımlamak ve kontrol altına almak için gereken kavram ve yöntemleri sunmaktadır. Yeni teknolojilerle güçlenen güvenlik yönetimi, çalışma koşullarını gerçek zamanlı izlemek, veri toplamak ve insan-teknoloji-organizasyon arasındaki karmaşık ilişkileri çözümlemek için yeni fırsatlar sunmaktadır.

Yeni Teknolojiler ve Güvenlik Yönetimi

Yeni teknolojiler, beraberinde yeni riskler getirmektedir. Ancak bu riskleri yönetmenin en güçlü aracı da yine teknolojinin kendisidir. Yazıda, özel sayıya dahil olan üç çalışmanın özetleri de yer almaktadır. Pasman ve Behie, Endüstri 4.0'dan 5.0'a geçişi, toplumdaki değişimleri ve bunların şirket yönetimine etkilerini geniş bir perspektiften ele alıyor. Güvenlik 5.0'ı; ileri teknolojilerle tehlikeleri önceden yöneten, insan faktörünü otomasyonla bütünleştiren ve değişen çalışma ortamına anlık uyum sağlayan bir çerçeve olarak tanımlıyorlar.

Hidrojen ile ilgili çalışmalarda, temiz enerji taşıyıcısı olarak hidrojenin güvenli hale getirilmesi üzerine tartışmalar yapılmaktadır. Ayrıca, Kuzey Kutbu'ndaki acil müdahale operasyonları üzerine yapılan araştırmalar, otonom ve yapay zekâ destekli sistemlerin insan ile makine arasındaki etkileşimi nasıl etkilediğini incelemektedir. Tüm bu çalışmalar, teknolojinin güvenlik açısından kritik ortamlara girişinde sosyal, örgütsel ve kültürel faktörlerin önemini vurgulamaktadır.

Sonuç olarak, iş güvenliğini bir mevzuat yükü olarak görmek yerine, sürdürülebilirliğin ve rekabetin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmek gerekmektedir. Güvenlik 5.0'ın mesajı, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, sistemin en değerli ve en kırılgan parçasının insan olduğudur. Geleceğin fabrikası, en akıllı makinelere sahip olan değil, o makinelerin yanında çalışan insanı en iyi koruyan fabrika olacaktır.

Kaynak: Stefana E, Di Gravio G, Patriarca R. 'Editorial on Safety 5.0: Safety management in sustainable, human-centric, and resilient industrial systems.' Journal of Safety and Sustainability 3 (2026) 178–181. doi:10.1016/j.jsasus.2026.03.003