Fon Soruşturması Üzerinden Yürütülen Algı Operasyonları
Fon soruşturması kapsamında hükümet tarafından mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalar büyük bir titizlikle sürerken, CHP ve YENİ Partili isimlerin bazı bakanlara yönelik yürüttüğü iftira kampanyası kamuoyunda büyük tepkilere neden oluyor. Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye ekonomisini istikrarsızlaştırıp halkı devlete karşı kışkırtma girişimini, 17-25 Aralık kumpasının bir yansımasını ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sistematik bir algı operasyonunu yeniden gündeme getiriyor.
Hedef: 2028 Seçimleri ve Erdoğan'ın Adaylığı
Gazeteci Kurtuluş Tayiz ve AK Parti MDK üyesi Av. Aydoğan Ahıakın, fon soruşturması ve ortaya atılan asılsız iddialar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, yaşanan olayların 17-25 Aralık operasyonları süreciyle benzerlik taşıdığına ve temel hedefin Başkan Erdoğan'ın 2028 yılında yapılacak seçimlerde adaylığını engellemek olduğuna dikkat çektiler.
Psikolojik Harbin Yeni Bir Unsuru
Geçmişten bu yana sahnelenen psikolojik harp taktiklerini yorumlayan gazeteci Kurtuluş Tayiz, 'Çok büyük para miktarları telaffuz ettiğinizde daha etkileyici olabiliyor. Bu da böyle psikolojik harbin unsurlarından bir tanesiydi. 17-25 Aralık dediğimiz 2013'teki bu mesele, FETÖ'nün zaten direkt emniyetiyle, savcılarıyla yaptığı bir operasyondu' ifadelerini kullandı. Tayiz, hedefin doğrudan 2014 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu ve Başkan Erdoğan'ın adaylığının engellenmek istendiğini vurguladı.
Darbeye Giden Yol ve FETÖ Dezenformasyonu
Sürecin adım adım darbeye hazırlandığını ifade eden Av. Aydoğan Ahıakın, 'Aslında seçim bakıyorsun burada, asıl plan Gezi kalkışmasıyla başladı. Daha öncesinde Gezi kalkışması var bunun... Geliyor buradan, asıl hazırlık darbeye aslında değil mi?' değerlendirmesinde bulundu. Kurtuluş Tayiz ise süreci, 'Gezinin üzerine 17-25 Aralık geldi, burada da başaramadılar ve Cumhurbaşkanı'nın adaylığını, toplumsal desteğini engelleyemediler. Geldik 2015 seçimlerine; burada hendek çukur terörü vardı, Suriye'deki iç savaşı Türkiye'ye ihraç etme çabaları vardı. Bu kaos ve karmaşa içerisinde darbeye bir zemin hazırlığı yaptılar ve 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimine geldik' diyerek özetledi.
Sahte Belgelerle İtibar Suikastı
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında da benzer FETÖ taktiklerinin sürdürüldüğünü kaydeden Tayiz, 'Darbenin en önemli adamı Adil Öksüz için Kılıçdaroğlu 'Bana bir belge geldi' dedi. Bu belgeye göre Adil Öksüz'ün MİT'in adamı olduğunu iddia ederek yalandan bir belge çıkardı ve daha sonra bu belgenin sahte olduğu ortaya çıktı. FETÖ dezenformasyonu sahte ve üretilmiş belgelerle yapıyor çünkü daha ikna edici oluyor' açıklamasında bulundu.
128 Milyar Dolar Yalanından Günümüze
Av. Aydoğan Ahıakın, fon soruşturmasıyla FETÖ hesaplarının devreye girdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: 'FETÖ iltisaklı hesaplar üzerinden bakın bugün fon soruşturmasını nasıl sulandırıp bir iftiraya ve bir kumpasa çeviriyorlarsa FETÖ iltisaklı hesaplar üzerinden o gün de yine 128 milyar dolar yalanı üzerinden Sayın Berat Albayrak ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan bir kumpas girişimiydi.' Ahıakın, 128 milyar dolar iddialarının Anayasa Mahkemesi kararıyla bir iftiradan ibaret olduğunun tescillendiğini hatırlatarak muhalefeti özür dilemeye davet etti.
Mağduriyetler Giderilirken Provokasyon Çabası
Güncel fon soruşturması üzerinden yürütülen provokasyonlara dikkat çeken Av. Aydoğan Ahıakın, 'Bugün fon soruşturmasında devletimiz bir taraftan 1 milyon liranın altındaki ara ödemeleri yapıyor, mağduriyetleri tasfiye ederek hızlı şekilde çözüyor. Peki Özgür Özel, kurmayları ve sosyal medyadaki FETÖ iltisaklı hesaplar ne yapıyor? Bunu tamamen AK Parti'ye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza fatura etmeye kalkıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu meseleyi fatura etmeye kalkmasınlar, milletin yumruğunu yerler' şeklinde konuştu.
(Kaynak: A Haber)
