reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8722 %0.04
51,8336 %0.29
7.337,74 % 0,80
3.006.229 %6.319
İşçi Haber Gündem Gazze için yüzbinler Galata’daydı: HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan yine ortada yoktu!

Gazze için yüzbinler Galata’daydı: HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan yine ortada yoktu!

1 Ocak’ta Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı öncülüğünde Galata Köprüsü’nde Filistin ve Gazze için yüzbinler tek yürek oldu. Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşları, sendikalar, vakıflar, dernekler ve spor kulüpleri alandaydı. Ancak Filistin meselesini her fırsatta gündeme getiren HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın bu büyük buluşmada bir kez daha yer almaması dikkat çekti.

Okunma Süresi: 3 dk

Gazze’de yaşanan insanlık dramına karşı ortak bir vicdan çağrısı olarak duyurulan 1 Ocak buluşması, İstanbul Galata Köprüsü’nde tarihe geçecek bir kalabalıkla gerçekleşti. Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı’nın öncülüğünde düzenlenen programa, Türkiye’nin öncü sivil toplum kuruluşları ve sendikaları yoğun katılım gösterdi. Ancak daha önce basın lansmanı aşamasında da gündeme gelen bir eksiklik, miting günü de değişmedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan yine yoktu.

Yüzbinler oradaydı, Mahmut Arslan yine yoktu

Galata Köprüsü’nde yükselen Gazze sloganları arasında sendikalar, vakıflar ve dernekler omuz omuza yürüdü. Alanda neredeyse Türkiye’nin tüm emek ve sivil toplum haritası vardı. Buna karşın, Filistin konusunda sık sık açıklamalar yapan Mahmut Arslan’ın programa katılmaması, hassasiyetini bir kez daha sorgulattı.

Basın lansmanında yoktu, Galata’da da yok

Hatırlanacağı üzere, söz konusu programın basın lansmanı da daha önce yapılmış, o toplantıda da HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yokluğu kamuoyuna yansımıştı. Lansmanda olmayan Arslan, Galata’da da yoktu.

Arslan’ın Gazze konusundaki hassasiyetini dile getirdiği açıklamalar kamuoyunun malumu. Ancak yüzbinlerin bir araya geldiği, sembolik ve güçlü bir dayanışma fotoğrafının ortaya çıktığı bu buluşmada yer almaması, söyledikleriyle yaptıkları arasındaki çelişkiyi beraberinde getirdi.

Filistin için en güçlü mesajın verildiği günde Arslan’ın yokluğu, alandaki emekçilerin de onun samimiyetini sorgulamasına yol açtı.

HAK-İŞ neden bu fotoğrafın dışında kaldı?

Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonlarından birinin genel başkanının, Gazze için düzenlenen bu geniş katılımlı programa dahil olmaması, sadece bireysel bir tercih olarak mı okunmalı? Yoksa HAK-İŞ’in kurumsal duruşuna dair yeni bir tartışmanın kapısı mı aralanıyor? Galata’daki kalabalık büyürken, HAK-İŞ cephesindeki sessizlik daha da görünür hale geldi.

Gazze’ye sahip çıkmak sözle mi olur, meydanla mı?

Galata Köprüsü’nde yükselen sloganlar, atılan adımlar ve verilen fotoğraflar tarihe not düşerken, Mahmut Arslan’ın bu tablonun dışında kalması artık basit bir “katılmama” meselesi olmaktan çıktı. Filistin’i her fırsatta diline dolayan bir ismin, Gazze için yüzbinlerin buluştuğu iki kritik aşamada da ortada olmaması kamuoyunun hafızasına kazındı. Bu sessizlik, bu yokluk ister istemez şu soruları dayatıyor:

Söze gelince Gazze var peki icraatta neden yok? Mahmut Arslan, insanların vicdanına seslenen cümlelerle kürsülerde kalmaya mı çalışıyor?
Yüzbinlerin toplandığı, bedel ödemeyi ve safını belli etmeyi gerektiren meydanlar söz konusu olduğunda bu ısrarlı yokluk neyin göstergesi?
Arslan, milyonların acısını, dayanışma fotoğrafı vermeden de kullanılabilecek bir vicdan malzemesine mi dönüştürüyor?

Kamuoyu bu soruları yüksek sesle sormaya başladı. Çünkü mesele sadece katılım değil, vicdan ve samimiyet meselesi.