18 Nisan 2026 tarihinde yayınladığımız ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran “Miras kavgasında 3. raund: Abdullah Acar davasında şaibeli vasi kararı” başlıklı haberimiz ile 24 Nisan 2026 tarihinde okurlarımızla paylaştığımız “Mobbingci hakimden nüfus artışına katkı” başlıklı dosya haberimiz, ilgili odakları açıkça rahatsız etti. Her iki haberimizde de kamuoyunu doğrudan ilgilendiren iddialar, belgeler ve dikkat çekici gelişmeler yer alırken; gazetecilik etik ve ilkelerine bağlı kalarak hazırladığımız bu içeriklerin geniş kitlelere ulaşması bazı çevrelerde ciddi huzursuzluk yarattı.
Gerçekleri ortaya koyma sorumluluğuyla hazırladığımız haberlerimizin ardından tarafımıza iletilen bir e-posta ile yayınlarımızın derhal kaldırılması talep edilmiş, aksi takdirde hukuki süreç başlatılacağı açık ifadelerle dile getirilmiştir.

gerçekleri korkusuzca ve tarafsızca anlatmaya devam edeceğiz
Nitekim gelinen süreçte, tamamen gazetecilik faaliyeti kapsamında, kamu yararı gözetilerek ve etik kurallar çerçevesinde hazırlanan bu iki haberimiz nedeniyle dava açılacaktır. Haberlere konu olan tarafların şikâyetleri doğrultusunda başlatılan bu hukuki girişim, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır.
Bugüne kadar hiçbir baskı, tehdit ya da sansür girişimine boyun eğmediğimiz gibi bugün de aynı kararlılıkla mesleğimizi icra etmeye devam edeceğimizi açıkça ifade ediyoruz. Kalemimizi bükmeye, gerçekleri görmezden gelmeye ya da kamuoyunu ilgilendiren konularda susmaya niyetimiz yok. Gazetecilik, gerçeğin izini sürmektir. Yayınladığımız her satırın arkasındayız. Kamuoyunu ilgilendiren gerçekleri yazmak bir suç değil, aksine bu mesleğin temel görevidir.
Tüm okurlarımıza bir kez daha duyuruyoruz: Gerçekler sansürlenemez.
