"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5574 %0.18
54,8602 %0.06
6.175,37 % -1,31
2.993.601 %-0.86
İşçi Haber Gündem Göz kızarmasının gerçek sebebi klor mu değil mi? Uzmanlar açıklıyor

Göz kızarmasının gerçek sebebi klor mu değil mi? Uzmanlar açıklıyor

Havuz sonrası gözlerdeki kızarıklık ve yanma hissinin kaynağı klor değil, kloraminlerdir. Göz sağlığını tehdit eden bu durum hakkında uzman görüşleri.

Okunma Süresi: 2 dk

Yaz aylarında serinlemek için tercih edilen havuzlar, birçok insan için gözlerde kızarıklık ve yanma hissiyle sonuçlanabilir. Ancak, göz hastalıkları uzmanları bu durumu klor ile ilişkilendirmenin yanlış olduğunu belirtmektedir. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Kızıltoprak, havuz sonrası göz sağlığını tehdit eden asıl etkenin klor değil, kloraminler olduğunu vurgulamaktadır.

Kloraminler Nedir ve Gözler Üzerindeki Etkisi Nasıldır?

Kloraminler, havuz suyuna eklenen klorun, ter, idrar ve diğer organik maddelerle birleşerek oluşturduğu kimyasal bileşiklerdir. Bu bileşikler, gözyaşı filmi ve kornea yüzeyini tahriş ederek yanma, batma, sulanma ve kızarıklığa neden olabilir. Havuzda hissedilen yoğun klor kokusu da aslında bu kloraminlerin varlığını işaret etmektedir.

Gözdeki tahriş, gözyaşı tabakasının bozulmasına yol açarak, kişinin gözlerinde kuruluk hissi yaşamasına neden olabilir. Uzun süre havuzda kalan bireylerde bu belirtiler daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle, havuz sonrası göz sağlığına dikkat etmek önemlidir.

Göz Kızarıklığı ve Mikrobik Enfeksiyonlar Arasındaki Farklar Nelerdir?

Halk arasında sıkça duyulan 'havuzdan göz mikrobı kaptım' ifadesi, gözlerdeki kızarıklığın her zaman mikrobik bir enfeksiyondan kaynaklandığı anlamına gelmez. Kimyasal tahriş nedeniyle oluşan kızarıklık, genellikle havuzdan çıktıktan kısa bir süre içinde başlar ve birkaç saat içinde azalır. Ancak, enfeksiyon kaynaklı konjonktivit durumunda gözlerde yoğun çapaklanma, sarı-yeşil akıntı ve şiddetli kızarıklık gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Eğer gözlerdeki kızarıklık 24-48 saatten uzun sürüyorsa, ağrı artıyorsa veya yoğun akıntı gelişiyorsa, bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekmektedir. Bu tür belirtiler, göz sağlığı açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerdir.

Havuzda Göz Koruma Yöntemleri Nelerdir?

Havuzdan çıktıktan sonra gözleri bol temiz suyla durulamak, kloramin kalıntılarını uzaklaştırmak için faydalı bir yöntemdir. Bununla birlikte, yüzme gözlüğü kullanımı da gözlerin havuz suyuyla doğrudan temasını azaltarak koruyucu bir etki sağlar. Ancak gözlüğün yüze tam oturması ve su sızdırmaması önemlidir.

Kontakt lens kullanan bireyler için havuzda yüzmek, göz sağlığı açısından ciddi riskler taşımaktadır. Lensler, havuz suyundaki mikroorganizmaların göz yüzeyinde uzun süre kalmasına neden olabilir. Bu nedenle, lens kullanımı zorunluysa, tek kullanımlık günlük lenslerin tercih edilmesi ve havuzdan çıkar çıkmaz lenslerin atılması önerilmektedir. Gözlerinde enfeksiyon belirtileri bulunan kişilerin havuza girmemeleri, hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından önemlidir.