İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren ünlü sanatçı Gülben Ergen, Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra ile olan süreci tüm detaylarıyla anlattı. Burak Doğan'ın haberine göre; Ergen, adliye önündeki çağrı üzerine aileye ulaştığını belirterek yardım sürecini şu sözlerle aktardı:
‘Can güvenliğim yok’ çağrısı üzerine evine gittim
Fatmanur Çelik'in adliye önünde kendisine seslendiği için evine ziyarette bulunduğunu söyleyen Ergen: "Fatma Nur'un adliye önünde yapmış olduğu, 'can güvenliğim yok, ölürsem arkamdan intihar etti demesinler' dediği eylemde 'Gülben Ergen'e sesleniyorum, gelsin kızımın durumunu bizzat evimizde görsün' açıklaması üzerine 2026 yılı Ramazan ayında Fatma Nur'un evinin bulunduğu Çekmeköy'e gidip kendisi ve kızını ziyaret ettim. Kızının sağlıksal anlamda ne kadar kötü durumda olduğuna şahit oldum. Yaptığımız görüşmede Fatma Nur'un en büyük korkusu, kendisine tecavüz eden ve kızına da istismarda bulunan çocuğunun babasına çocuğun teslim edilmesi kaygısıydı. Bu konuda kendisine destek verdim." dedi.
Yaptıkları görüşmede davanın hukuki detaylarına girmediklerini belirten Ergen, "Ancak yaptığımız görüşmede hatırladığım kadarıyla eşi ile boşandığını ancak boşanmış olduğu eşinin bu suçlardan yargılanmadığını söyledi. Onun dışında abla kardeş gibi görüşme yaptık. Yapılan görüşmedeki amacım çocuğun mağduriyetinin önlenmesine yönelikti" ifadelerini kullandı.
‘Çocuğun hastane yatışını ben sağladım’
Çocuğunun tedavisi için süreci bizzat yönettiğini belirten Ergen: "Fatma Nur ile sonrasında da telefon ile görüşmelere devam ettik. Çocuğun tedavisi için Koç Üniversitesi'ne yatışını ben sağladım. Çünkü çocuk su içmiyordu, yemek yemiyor, konuşmuyordu. Evdeki halinden sonra tedavi amacıyla Koç Üniversitesi'ne yatışının sağlanması amacı ile hastaneden biri ile görüştüm. Daha sonra Fatma Nur'a telefon ettim ve Koç Üniversitesi hastanesine gidip gidemeyeceğini sordum. Gidebileceğini söyledi ve aynı gün ilgili hastaneye gidip çocuğun yatışını sağladı. Hastanede sanıyorum 9-10 gün kadar çocuk yatarak tedavi gördü ve bu süreçte bana defalarca kez teşekkürde bulundu. Daha sonra hastaneden taburcu oldu" dedi.
'Bakan Mahinur Hanım'ı bizzat bilgilendirdim'
Aile Bakanlığı ve İl Müdürlüğü'nden yardım anlamında herhangi bir şikayet ya da yakınma duymadığını anlatan Gülben Ergen: "Benim aile evinde yaptığım ziyaret esnasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Müdürlüğü'nün çocuğu ile ilgilenmediği ve herhangi bir yardımda bulunmadığı konusunda bana herhangi bir şey söylemedi. Kesinlikle bu konuya ilişkin Fatma Nur'dan bir yakınma duymadım. Ancak yukarıda ifademde belirttiğim gibi annenin temel kaygısı çocuğun kendisinden alınarak boşanmış olduğu eşi olan babaya verilmesiydi. Ayrıca kendisi ile yaptığım görüşmede çocuğun kendisinden alınmayacağını, çünkü kendisi ve kızını istismar eden ve hakkında dava açılan babaya çocuğun verilmeyeceğini defaatle telkinde bulundum." şeklinde konuştu.
Bakanlık ile iletişimde olduğunu vurgulayan Ergen, "Ayrıca ben yaşanan süreçle ilgili Aile Bakanlığı Mahinur Hanım'ı da bilgilendirdim. Bu konuya ilişkin imkanlarım dahilinde çocuğa yardımcı oldum. Bunun dışında Bakanlığın çalışmalarına ilişkin aksi bir beyanda bulunmadım" ifadelerini kullandı.
‘Takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum’
Gülben Ergen ayrıca yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu belirterek talebini şu şekilde iletti: “Yukarıda ifademde belirttiğim üzere ben bu süreçte basın yayın yolu ile bana seslenen Fatma Nur'a karşı kaygısız kalamadım, bu nedenle kendisi ile temasa geçtim. İmkanlarım dahilinde kendisine yardımcı oldum. Bu nedenle Bakanlık tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle son derece üzgünüm. Suç duyurusuna konu atılı eylemler yargılanmamı gerektirmemektedir. Bu nedenle hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ederim.”
