Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan ve tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in ifadesinin detayları ortaya çıktı.
Özdemir ifadesinde, 2019 yılında Valilik tarafından yeni müdür atanana kadar vekaleten Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü görevine getirildiğini, bu görevi 2022 yılı Haziran ayına kadar sürdürdüğünü belirtti. Özdemir, “Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, Sayın Valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı” dedi.
‘silme işleminde benim bir yetkim yok’
Hastane kayıtlarının silinmesi ve değiştirilmesi süreçlerine ilişkin soruya yanıt veren Özdemir, yetkinin kendisinde olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve becerisi de yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın hastane müracaatı alınıp TCKN’den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, Bilgi işleme kaydı açan poliklinik ya da acil sekreteri yazılı belgeyi 2 müdür yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel Bey'e yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel Bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar. Bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur.”
'Kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir'
Gülistan Doku’yu tanımadığını ve hiç görmediğini söyleyen Özdemir, POLNET sistemine ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:
“Bahse konu POLNET sisteminin polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET'in de verileri hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır”
Gülistan Doku’ya ait epikriz raporlarına ilişkin soruya da yanıt veren Özdemir, evrak sürecinde doğrudan bilgisinin olmadığını söyledi:
“Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, Başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur”
‘Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de’
Soruşturma kapsamında Akgün yazılım şirketinden gelen rapora da değinen Özdemir, kendisine yöneltilen silme talimatı sorusuna şu cevabı verdi:
“Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiçbir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen Bilgi İşlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de. Çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim. Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz” dedi.
