Balıkesir Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tanık olarak katılan Kıvanç Tatlıtuğ, hayatını kaybeden Halit Yukay ile olan yakın dostluğunu ve olay günü gerçekleştirdikleri son telefon görüşmesini anlattı.
Kıvanç Tatlıtuğ’un Halit Yukay davasındaki ifadesinin detayları nelerdir?
Tatlıtuğ, olay günü ailece tatil planladıklarını ve Yukay’ın teknesiyle Yalova’dan Bozcaada’ya seyir halinde olduğunu belirtti. Saat 17.09’da yaptıkları 37 saniyelik görüşmede Yukay’ın sesinin gayet pozitif olduğunu ifade eden Tatlıtuğ, ""Sağanak ve rüzgarın içine girmiş gibi bir ses duydum. Kendisiyle uzun zamandır arkadaşlığım var. Halit çok önemli bir durum olmadığı sürece kesinlikle telefonuna cevap vermezdi. Benim gördüğüm, bildiğim, bizzat kendim şahit olduğum dümeni bırakacak bir kaptan, görevini bırakacak bir kaptan değildi. Ayrıca telefonunda ve telefondaki kulaklığında kullandığı bir ortam sesi azaltıcı engelleyici yani gürültü kesici modu olduğu için gürültü gelmez. Ekseriyetle dümen halindeyken, yani seyir halindeyken dümeni bıraktığına ne şahit oldum ne de gördüm. Seyir esnasında seyir güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde hareket etmezdi. Dediğim gibi konuşmamız sırasında sesi gayet rahattı ve dışarıdan herhangi bir gürültü veya uğultu sesi gelmiyordu. Biz bu son görüşmede konuşmaya devam ederken aniden ses kesildi ve bu ses kesilirken sanki sağanak bir rüzgarın içine girmiş gibi bir ses duymuştum. Akabinde görüşmemiz sona erdi." dedi. 
Halit Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay’ın ‘kasıtlı ölüm’ iddiaları
Duruşmada tercüman aracılığıyla ifade veren Halit Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay, 10 tutuksuz sanık hakkında iddialarda bulundu. Kazanın bir taksir değil, kasıtlı bir eylem olduğunu düşündüğünü belirten Yukay, gemi görevlilerinin gemiyi kontrolsüz bırakarak ölüme sebebiyet verdiklerini öne sürdü. Olay sonrası yapılan manevraların durumu daha da kötüleştirdiğini ve kurtarma faaliyetlerinin bilinçli olarak neticelendirilmediğini iddia eden eşi, "Eşim bir ay boyunca denizin dibinde bekledi ve çıkarıldığında 40 kilograma düşmüştü. Eğer sanıklar görevlerini yapsalardı Halit kurtarılabilirdi" ifadelerini kullandı. Otopsi raporunda boğulma tespit edildiğini hatırlatan Rania Stypa Yukay, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
İş insanı Halit Yukay’ın ölümü ve teknenin bulunma süreci nasıl gelişti?
4 Ağustos’ta "Graywolf" isimli özel teknesiyle Bozcaada’ya gitmek üzere Yalova’dan ayrılan Halit Yukay’dan haber alınamaması üzerine Sahil Güvenlik ekipleri geniş çaplı bir arama operasyonu başlatmıştı. Kapıdağ Yarımadası açıklarında teknenin parçalanmış ve yarı batık halde bulunmasının ardından, derin deniz taramaları gerçekleştirildi. Yukay’ın cansız bedeni, olaydan yaklaşık bir ay sonra, 23 Ağustos’ta sonar ve ROV cihazları yardımıyla denizin 68 metre derinliğinde tespit edildi. 3 Eylül’de denizden çıkarılan cenaze, yapılan DNA eşleşmesiyle doğrulanarak İstanbul’da toprağa verilmişti. Olayla ilgili "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla yargılanan sanıkların tutuksuz yargılanma hallerinin devamına ve eksik evrakların tamamlanması için duruşmanın 8 Mayıs 2026’ya ertelenmesine karar verildi.
Kaynak: AA
