İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik düzenlenen 4. dalga operasyonun ardından tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan iş insanı Sarp Yalçınkaya’nın ifadeleri, dikkat çeken bir rüşvet ve yolsuzluk ağını gün yüzüne çıkardı. Yalçınkaya, ifadesinde belediyeye ait olduğu söylenen okul ve kreşlerin aslında hayırseverler tarafından yapıldığını, ancak bu projelerin “taşeron şirket” üzerinden finanse edilerek kamu kaynaklarının kişilere aktarıldığını ileri sürdü.
Yalçınkaya, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş’in Beyazlar İnşaat’tan okul ve kreş yapımı için toplamda 100 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Anlatımına göre, bu talebin ardından İBB, sanki projeyi taşeron bir firmaya yaptırmış gibi davranarak belediye bütçesinden 100 milyon TL'yi taşeron şirkete ödedi. Ancak bu şirket, aldığı parayı doğrudan Fatih Keleş'e aktardı.
Hayırsever Yapıyor, onlar Parayı Taşeronla Çalıyor!
Sarp Yalçınkaya’nın iddialarına göre, İBB'nin ve bazı ilçe belediyelerinin yaptıklarını iddia ettiği okul ve kreşler gerçekte belediyeye ait değil. Bu yapıların hayırseverler tarafından inşa edildiğini aktaran Yalçınkaya, belediyelerin bu çalışmaları kendi projeleri gibi gösterdiğini ve kontrol altındaki firmalar üzerinden milyonlarca lirayı taşıdığını belirtti.
Yalçınkaya'nın ifadesinde öne çıkan örneklerden biri Beyazlar İnşaat oldu. Anlatılanlara göre, firma sahibi Ali Ağaoğlu’nun Veliefendi’nin karşısındaki arsasıyla ilgili bir kat karşılığı anlaşma yapılmıştı. Ancak bu anlaşmanın karşılığında, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş’in firmadan önce 40-50 milyon TL'lik bir okul/kreş inşaatı talep ettiği, bu rakamın daha sonra 100 milyon TL'ye çıkarıldığı ifade edildi.
İnşaatı bir hayır işi olarak üstlenen Beyazlar İnşaat, belediyelerin bu projeyi taşeron şirkete devrederek kamu kaynağından ödeme yaptığını fark ettiğinde çalışmaları sonlandırdı. Yalçınkaya, “Bu taşeronun kim olduğu, hayır işi olarak yapılan kreşin nerede inşa edildiği Beyazlar İnşaat’a sorulursa ortaya çıkar” dedi.
yalçınkaya: Londra’ya jetlerle para taşındı
Yalçınkaya'nın ifadesinde yalnızca kreş projeleri değil, CHP'nin iç yapılanması ve Ekrem İmamoğlu’nun siyaset hedefleriyle ilgili dikkat çekici beyanlar da yer aldı. İş insanı, İmamoğlu’nun CHP'yi kontrol altına almak için bir fon sistemi kurduğunu, bu sistemi daha sonra cumhurbaşkanlığı hedefi doğrultusunda aktif hale getirdiğini öne sürdü.
Bu fon aracılığıyla toplanan paraların bir kısmının, firari iş insanı Murat Gülibrahimoğlu'na ait özel jetlerle Londra’ya taşındığını da dile getirdi.
Beylikdüzü döneminde 5 milyonluk vurgun
Yalçınkaya'nın ifadelerinde, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin bir başka iddia da yer aldı. Buna göre, Süleyman Gülerhan isimli müteahhitten, inşaat ruhsatı işlemleri sırasında fazladan bir blok verileceği gerekçesiyle 5 milyon TL istenmiş.
Yalçınkaya, bu paranın Fatih Keleş'e ödendiğini, ancak daha sonra fazladan verilen blokun iptal edildiğini ve müteahhit Gülerhan’ın iflas ettiğini söyledi. Yalçınkaya ayrıca, dönemin belediye başkan yardımcısı Murat Çalık’ın bu durumu hoş karşılamadığını fakat İmamoğlu’nun ısrarı sonucu işlerin yürüdüğünü aktardı.
Tüm bu bilgileri Murat Gülibrahimoğlu’nun Etiler’deki ofisinde yapılan sohbetlerde duyduğunu belirten Yalçınkaya, ifadelerinin medyaya yansımasının ardından CHP çevrelerinin kendisine sırt döndüğünü ve ailesiyle birlikte güvenlik endişesi yaşamaya başladığını ifade etti.
Kaynak: Sabah
