İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde yeni bir gelişme yaşandı. Başsavcılık, aralarında gazetecilerin de bulunduğu altı isim hakkında ifade alınması talimatı verdi.
Savcılıktan Açıklama: Yalan Bilgiyi Yayma ve Suç Örgütüne Yardım Etme Suçlaması
Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” soruşturması kapsamında şu ifadeler yer aldı:
“Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında şüpheliler Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Batuhan Çolak hakkında ‘Yalan Bilgiyi Alenen Yayma’ ve ‘Suç Örgütüne Yardım Etme’ suçlarından savunmalarının alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne talimat verilmiştir. İfade alma işlemleri Emniyet Müdürlüğü’nde gerçekleşecektir.”
Açıklamada, sürecin kamuoyunun bilgisine sunulduğu da vurgulandı.
Üç Gazeteci Emniyette, Diğerleri İçin İşlemler Sürüyor
Soruşturma kapsamında Batuhan Çolak, Şaban Sevinç ve Yavuz Oğhan sabah saatlerinde mevcutlu olarak emniyete götürülerek ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne sevk edildi.
Soner Yalçın, Aslı Aydıntaşbaş ve Ruşen Çakır ile ilgili işlemlerin ise devam ettiği bildirildi.
İBB Medya A.Ş. İddiaları Gündemde
İfade alınan isimler arasında bulunan Yavuz Oğhan’ın ismi, daha önce İBB Medya A.Ş.’nin bazı gazetecileri finanse ettiği iddialarında geçmişti.
Eski İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un adıyla anılan bu iddialar, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Yavuz Oğhan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada söz konusu iddiaları yalanladığını ve suç duyurusunda bulunduklarını belirtmişti. Oğhan, “Hakkımda HTS kayıtları üzerinden karalama kampanyası yürütülüyor” ifadelerini kullanmıştı.
İsimleri geçen diğer gazeteciler de benzer şekilde iddiaları reddederek yasal yollara başvuracaklarını açıklamışlardı.
Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak serbest bırakılırken ifadeleri alınan diğer gazetecilerin serbest bırakılma tutanağının imzalanmasına rağmen emniyette tutulduğu öğrenildi.
