İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen Sıfır Atık'tan COP31'e Türkiye'nin İklim Diplomasisi paneli, çevre sorunları ve küresel stratejileri masaya yatırdı. Programda konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Antalya'nın Kepez ilçesinde yaşanan hortum felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başladı ve iklim krizinin sınır tanımayan yapısına dikkat çekti.
İklim Diplomasisi ve Küresel Adalet Arayışı
İklim krizinin artık ulusal kaynaklarla çözülebilecek sınırları çoktan aştığını belirten Duran, devletlerin ortak mekanizmalar kurması gerektiğini ifade etti. Siyaset bilimci Joseph Nye'nin iklim krizini bir güvenlik tehdidi olarak nitelendirdiğini hatırlatan Duran, küresel adalet ve hakkaniyet temelinde bir yönetişim sürecine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Ayrıca İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının yalnızca beşeri felaketlere değil, salınan yoğun sera gazlarıyla iklim krizini derinleştiren büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Kararlı İklim Politikaları ve Sıfır Atık Hareketi
Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı onaylayarak bütüncül bir yaklaşım benimsediğini dile getiren Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2053 Net Sıfır Emisyon hedefinin kararlılığı gösterdiğini belirtti. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık hareketinin küresel bir norma dönüşerek ülkeye yumuşak güç kazandırdığını ifade eden Duran, medya kuruluşlarının da bu süreçte aktif rol üstlendiğini aktardı.
Antalya'da Düzenlenecek COP31 Zirvesi
9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın önemine değinen Duran, bu organizasyonun ülkenin iklim diplomasisi vizyonunu paylaşması açısından tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. İletişim Başkanlığı olarak uluslararası medya mensuplarının akreditasyon süreçlerini yürüttüklerini belirten Duran, zirvenin farklı önceliklere sahip ülkeleri ortak çözümlerde buluşturacağına inandığını sözlerine ekledi.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
