Yeni bir araştırma, dünya genelinde kullanılan ve ticareti yapılan yabani türlerin sayısının önceki tahminlerin iki katından fazla olduğunu ortaya koydu. En az 107 bin 356 türün kullanım ve ticaret kapsamında bulunduğu belirlenirken araştırmacılar, yetersiz kayıtlar nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu.
Yabani Türlerin Sayısı Neden Bu Kadar Yüksek?
İnsanların doğadan yararlandığı ve ticaretini yaptığı canlı türlerinin sayısı, sanılandan çok daha fazla çıktı. Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmaya göre dünya genelinde en az 107 bin 356 yabani bitki, hayvan ve mantar türü kullanım ve ticaret kapsamında bulunuyor. Melbourne Üniversitesi'nden Alice Hughes öncülüğünde yürütülen araştırmada, farklı ülkelerin ve sektörlerin yabani tür ticaretine ilişkin kayıtları bir araya getirildi.
Daha önce yaklaşık 50 bin olduğu tahmin edilen tür sayısının iki katından fazla olduğu belirlendi. Araştırmacıların tespit ettiği türlerden 47 bin 685'ini hayvanlar oluşturuyor.
Yabani Tür Ticareti Sadece Kaçak Avcılıkla Mı Sınırlı?
Araştırma, yabani tür ticaretinin yalnızca kaçak avcılık veya nesli tehlike altındaki hayvanların satışıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Kereste üretimi, balıkçılık, tıbbi bitkiler, süs bitkileri, akvaryum balıkları ve evcil hayvan ticareti de bu kapsamda değerlendiriliyor. Üstelik araştırmacılara göre bu ticaretin büyük bölümü yasal olarak yürütülüyor.
Çalışmada, yasal ticaretin ekonomik değerinin yasa dışı ticaretin yaklaşık 10 katı olduğu belirtiliyor. Ancak ticareti yapılan canlıların ne kadarının doğadan toplandığı, hangi bölgelerden getirildiği ve ticaretin türlerin doğadaki varlığını nasıl etkilediği çoğu zaman bilinmiyor.
Canlı Türlerine İlişkin Verilerin Yetersizliği
Araştırmanın başındaki Alice Hughes, birçok canlı türüne ilişkin yeterli verinin bulunmadığına dikkat çekti. Hughes, mevcut kayıtların türlerin hangi miktarlarda ve nerelerden elde edildiğini ortaya koymakta yetersiz kaldığını, bu nedenle ticaretin canlıların yaşamını ne ölçüde tehdit ettiğinin belirlenemediğini ifade etti.
Araştırmaya göre ülkelerin büyük bölümünde, nesli tehlike altındaki türlerin uluslararası ticaretini düzenleyen CITES sözleşmesi kapsamı dışında kalan canlıların ticareti sistematik olarak izlenmiyor. Bilim insanları, mevcut küresel izleme göstergelerinin ticareti yapılan türlerin yalnızca yüzde 2-3'ünü kapsadığına dikkat çekerek daha kapsamlı ve şeffaf kayıt sistemleri oluşturulması çağrısında bulundu.
Araştırmacılar, canlı türlerinin aşırı kullanımının biyolojik çeşitlilik kaybının başlıca nedenlerinden biri olduğunu, ticaretin doğadaki etkilerinin anlaşılabilmesi için uluslararası veri paylaşımının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
