Daha önce ağırlıklı olarak sürücülük, güvenlik ve ağır sanayi gibi belirli alanlarda talep edilen uyuşturucu madde testleri, artık farklı sektörlerde de işe giriş prosedürlerinin parçası haline geliyor. Bazı firmalar bu uygulamayı yazılı işe alım kriterlerine eklerken, bazıları ise sürecin ilerleyen aşamalarında adaylara zorunlu şart olarak iletiyor.
uyuşturucu test talebi 7 kat arttı
Laboratuvar yetkilileri, işveren kaynaklı test taleplerinin son dönemde 6-7 kat arttığını belirtiyor. İstanbul’da faaliyet gösteren bir laboratuvar firması, artan kurumsal talep doğrultusunda özel paketler hazırlandığını, toplu test anlaşmaları yapıldığını, hızlı sonuç garantisi sunulduğunu ve iş yerlerine mobil numune ekipleri gönderilmeye başlandığını aktardı. Bu tablo, madde tarama testlerinin bireysel sağlık kontrolü olmaktan çıkıp kurumsal risk yönetiminin bir unsuru haline geldiğini gösteriyor.
İş dünyasında Bağımlılık Yapıcı Madde Tarama Testi olarak adlandırılan uygulamaya yönelik talep, laboratuvar sektöründe de rekabeti artırdı. İstanbul’da günlük 20 binden fazla işveren talepli test yapıldığı ifade ediliyor. Birçok laboratuvar dijital platformlarda reklam vererek görünürlüğünü artırmaya çalışırken, Galenlab’ın uyuşturucu madde testi SGK’lıya indirim fırsatı başlıklı ilanları dikkat çekiyor.
bazı firmalarda test zorunlu tutuldu
Uygulama özellikle enerji, lojistik, savunma, kimya ve ağır sanayi gibi sektörlerde yaygınlaşıyor. Türkiye’nin stratejik kuruluşlarından Tüpraş’ın stajyerler dahil tüm adaylar için bu testleri zorunlu tuttuğu ve kurum yetkililerinin uygulamayı doğruladığı öğrenildi. Büyükşehir belediyelerine bağlı ulaşım kurumlarında da son yıllarda düzenli testler yapılmaya başlandığı, son iki yılda bu nedenle yaklaşık 50 kişinin işine son verildiği belirtiliyor.
TCDD’nin işe alım kriterlerinde madde kullanımına yönelik kontrolleri üst sıralara taşıdığı görülürken; savunma ve havacılık sanayiinde faaliyet gösteren ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ gibi kurumlarda da hem yeni işe alımlarda hem de mevcut personel için denetimlerin daha sistematik hale getirildiği ifade ediliyor. Güvenlik, sağlık, lojistik, enerji, ağır sanayi, savunma ve yazılım sektörleri uygulamanın en hızlı yayıldığı alanlar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, bu sektörlerde çalışanların dikkat ve karar verme becerilerinin yalnızca şirket performansını değil, insan hayatını, kamu güvenliğini ve veri bütünlüğünü de doğrudan etkilediğini vurguluyor. Sanayi tesislerinde küçük bir dikkatsizliğin ciddi iş kazalarına yol açabileceği, bilişim alanında ise tek bir hatanın milyonlarca veriyi riske atabileceği belirtiliyor. ExxonMobil, BP, UPS ve FedEx gibi küresel şirketlerde de bu testlerin standart uygulama olduğu biliniyor.
işveren uyuşturucu testi talep edebilir
Hukuki açıdan ise işverenlerin madde testi talep etmesi tamamen yasak değil. Ancak bunun işin niteliğiyle bağlantılı olması, adayın açık rızasının alınması ve sonuçların gizliliğinin korunması gerekiyor. Keyfi uygulamaların özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından sorun doğurabileceği ifade ediliyor. Buna karşılık iş güvenliği gerekçesi bulunduğunda işverenin test istemesinin önünde bir engel olmadığı belirtiliyor. Hukukçular, işyerinde uyuşturucu kullanımı veya bulundurulmasının İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sayıldığını ve bu durumda işverenin tazminatsız fesih hakkı bulunduğunu hatırlatıyor.
Laboratuvar kaynaklarına göre testlerin ortalama piyasa fiyatı 2.200 lira. Toplu anlaşmalarda ise bu rakam daha aşağı çekilebiliyor. Testler genellikle idrar, kan ve tükürük örnekleri üzerinden gerçekleştiriliyor.
KVKK kuralları gereği sonuçlar yalnızca test yapılan kişiye teslim ediliyor. İşverene iletilmesi için açık rıza şartı aranıyor. Bu nedenle sonuçlar çoğunlukla kapalı zarfla kişiye veriliyor ya da dijital ortamda sadece bireysel erişime açılıyor. Çalışan isterse sonucu işverene kendisi iletiyor. Yetkililer, bu testlerin cezai sorumluluk doğurmadığını, yalnızca işe uygunluk değerlendirmesinde kullanıldığını belirtiyor.
Kaynak: Sabah
