İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından açıklanan verilere göre, İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan barajlardaki ortalama doluluk oranı yüzde 70,97 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran, son dönemde etkili olan yağışların katkısıyla artış göstermiştir. Barajlar arasında en yüksek su seviyesi ise yüzde 96,24 ile Ömerli Barajı’nda ölçülmüştür.
Barajlardaki doluluk oranı nasıl değişti?
İstanbul'da barajlardaki doluluk oranı, kuraklığın etkili olduğu kasım ve aralık aylarında yüzde 20’nin altına kadar gerilemişti. Ancak, yağışların etkisiyle bu oran toparlanarak yüzde 70’in üzerine çıkmıştır. 12 Ocak tarihinde barajların doluluk oranı yüzde 22,01 iken, güncel verilere göre bu oran yüzde 70,97 olmuştur.
Barajlardaki en yüksek su miktarı Ömerli Barajı'nda iken, en düşük su miktarı yüzde 26,27 ile Istrancalar Barajı'nda kaydedilmiştir. Bu durum, İstanbul'un su kaynaklarının durumunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
İstanbul barajlarının doluluk oranları nedir?
İSKİ'nin verilerine göre, 31 Mayıs itibarıyla İstanbul'daki baraj doluluk oranları şu şekildedir: Büyükçekmece Barajı yüzde 53,59, Istrancalar Barajı yüzde 26,27, Kazandere Barajı yüzde 56,12, Pabuçdere Barajı yüzde 53,4 ve Sazlıdere Barajı yüzde 43,38 olarak belirlenmiştir. Bu veriler, İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak için kritik bir öneme sahiptir.
İstanbul'un 16 milyonu aşan nüfusu ve yıllık su tüketiminin tüm baraj kapasitesini geçmesi, doluluk oranlarını yalnızca bir istatistik olmaktan çıkarıp kentin günlük yaşamını doğrudan etkileyen bir gösterge haline getirmektedir. Yaz aylarında su tüketiminin zirve yapması, barajlardaki her puanın milyonlarca kişi için somut bir anlam taşıdığını göstermektedir.
Doluluk oranı nasıl hesaplanıyor?
Bir barajda biriken su hacmi, o barajın maksimum depolama kapasitesine bölünüp yüzle çarpılarak doluluk oranı hesaplanmaktadır. Ortaya çıkan yüzdelik değer, barajın doluluk oranını ifade etmektedir. Yağışlar, şehrin su tüketimi, buharlaşma ve mevsimsel koşullar bu oranı günlük olarak etkilemektedir.
İstanbul gibi kronik su açığı yaşayan kentlerde bu veri, hem anlık durumu hem de aylık su bütçesini okumanın temel aracı olarak önemli bir rol oynamaktadır.
