"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0278 %0.05
56,3115 %0.56
6.492,32 %2.99
3.914.106 %2.57
İşçi Haber Gündem İşverene Yargıtay'dan Şok Karar: O Delille İşçi Çıkarılamaz

İşverene Yargıtay'dan Şok Karar: O Delille İşçi Çıkarılamaz

Yargıtay, kapalı WhatsApp grubu yazışmalarının sızdırılmasıyla tazminatsız işten çıkarılan işçinin davasında emsal bir karara imza attı. Mahkeme, hukuka aykırı yollarla elde edilen dijital delillerin haklı fesih sebebi olamayacağını hükme bağladı.

KAYNAK: Yeni Şafak
Okunma Süresi: 3 dk

Yargıtay milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza atarak, çalışanların özel yazışmalarının gizliliğini koruma altına aldı. Bir iş yerinde kapalı WhatsApp grubunda yapılan yazışmaların işverene sızdırılması sonucu tazminatsız şekilde işten çıkarılan satış takım liderinin açtığı davada, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin haklı fesih sebebi sayılamayacağına hükmedildi. İsa Karakaş'ın köşesine taşıdığı olay, satış takım lideri olarak görev yapan çalışanın, kendisi ve çalışma arkadaşlarının yer aldığı dışarıya kapalı WhatsApp grubundaki yazışmalarının haberi olmadan başka bir işçi tarafından işverene iletilmesiyle başladı. İşveren, grupta kaba ve çirkin sözler kullanıldığını ileri sürerek işçiyi tazminatsız olarak işten çıkardı. İşten çıkarılan çalışan ise yazışmaların hukuka aykırı şekilde elde edildiğini ve feshe dayanak olamayacağını belirterek yargı yoluna başvurdu. Dava dilekçesinde haksız fesih, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra ödenmeyen fazla mesai ücretlerini de talep etti.

Yerel Mahkeme ve İstinafın Kararları

Yerel mahkeme, söz konusu grubun genele açık olmadığını ve işverenin iddialarını yazılı bir belgeyle ispatlayamadığını tespit etti. Dinlenen tanıkların da grupta olumsuz bir yazışma olmadığını belirtmesi üzerine, mahkeme işverenin fesih kararını haksız bularak işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine karar verdi. Ayrıca tanık beyanlarının ortalaması alınarak haftalık on saatlik fazla mesai alacağı da hükme bağlandı. İşverenin karara itiraz etmesi üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, ispat yükünün işverende olduğunu ve dosyaya sunulan tek ekran görüntüsünün kime yönelik olduğunun belli olmadığını belirterek itirazı esastan reddetti.

Yargıtay'dan Hukuka Aykırı Delil Vurgusu

Dosyayı son olarak inceleyen Yargıtay, hukuka aykırı şekilde elde edilen WhatsApp yazışmalarının işten çıkarma gerekçesi yapılamayacağını kesin bir dille karara bağladı. Gizlilik ihlaliyle ele geçirilen bu kayıtların haklı neden oluşturamayacağını belirten Yargıtay, yerel mahkemenin işçiye kıdem ve ihbar tazminatı verilmesi yönündeki kararını isabetli bularak onadı.

Ücret ve Fazla Mesai Hesaplamalarında Bozma

Yargıtay, tazminat onamasının yanı sıra dosyada yer alan fazla mesai ve ücret hesaplamalarına ilişkin iki noktada bozma kararı verdi. Yüksek Mahkeme, kıdem ve ihbar tazminatına esas alınacak giydirilmiş ücret eklerinin tespitinde, yerel mahkemenin geçmişteki belirli ayları dikkate almasını usule aykırı bularak, fesih tarihinden geriye doğru son bir yıllık ödemelerin aylık ortalamasının alınması gerektiğine dikkat çekti. Fazla çalışma ücreti talebi yönünden ise Yargıtay, ispat kurallarının çok sıkı uygulanması gerektiğinin altını çizdi. İşçinin imzasını taşıyan bordroların, sahteliği kanıtlanıncaya kadar kesin delil sayıldığı hatırlatılan kararda, işçinin ihtirazı kayıt koymadığı durumlarda fazla çalışmasını ancak yazılı belgeyle ispatlayabileceği vurgulandı. Somut olayda işçinin dava dilekçesinde çalışma saatlerini somutlaştırmadığı, tanık beyanlarında da fazla mesailerin sürekli değil istisnai zamanlarda yapıldığının ifade edildiği belirtildi. Bu sebeple işçinin, işverence ödenen miktardan daha fazla çalıştığını gösteren somut bir delil bulunmadığından, fazla mesai talebinin tamamen reddedilmesi gerektiği belirtilerek karar bu yönden bozuldu.

(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)