reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2795 %0.22
50,5902 %-0.78
7.136,03 % -0,98
3.162.516 %1.215
İşçi Haber Gündem Karadeniz’in dağlarında büyüyen cesaret: Eren Bülbül’ün unutulmayan hikâyesi...

Karadeniz’in dağlarında büyüyen cesaret: Eren Bülbül’ün unutulmayan hikâyesi...

Bir kurşun sesiyle sustu Karadeniz’in dağlarındaki çocuk kahkahaları. O gün 15 yaşında bir çocuk, cesaretin ne demek olduğunu hepimize gösterdi. O çocuk Eren Bülbül’dü. İyi ki varsın Eren...

Okunma Süresi: 2 dk

11 Ağustos 2017… Karadeniz’in yemyeşil ormanlarında yankılanan bir silah sesi, yalnızca bir çocuğun değil, bir halkın içini dağladı. Trabzon’un Maçka ilçesinde, henüz 15 yaşında bir çocuk, Eren Bülbül, PKK’lı teröristlerin izini güvenlik güçlerine göstermek isterken haince şehit edildi.

Biride çıkıp demiyor ki iyi ki varsın Eren!

Şehit düşmeden yalnızca günler önce sosyal medya hesabından şu cümleyi yazmıştı: Biride çıkıp demiyor ki iyi ki varsın Eren.

Bu cümle, Eren’in ardından bir milletin ortak vicdanına dönüştü. Milyonlar, o gün bu sözü tekrarlayarak geç kaldıkları teşekkürün ağırlığını hissetti ve hala hissetmeye devam ediyor…

Eren’in hayatı aslında binlerce Anadolu çocuğunun hayatına benziyordu. Futbol oynayan, okuldan çıkınca odun kıran, kardeşleriyle didişen, sosyal medyada paylaşımlar yapan sıradan bir gençti.

Ancak onu farklı kılan tek şey, vatan sevgisinin korkunun önüne geçmesiydi. O gün, güvenlik güçlerine “Ben götürürüm” derken, çocukça bir yürekle büyük bir kahramanlık sergiledi.

Eren’in adı artık sadece Karadeniz’in yamaçlarında değil; okullarda, kütüphanelerde, park ve sokaklarda da yaşıyor. Onun hikayesi, belgesellere konu oldu, şiirlerle ölümsüzleştirildi. Ancak en kalıcı iz, milletin yüreğinde kaldı. Tüm Türkiye' Eren'in varlığına minnet ediyor.

Eren sadece şehit olmadı; o, korkusuzluğun, vicdanın ve sadakatin simgesi haline geldi. O, her birimize şu soruyu sormaya devam ediyor: “Ben olsaydım, cesaret edebilir miydim? Çünkü o, tereddüt etmeden, korkunun değil, vicdanın sesini dinledi.

Bugün Eren’in bıraktığı boşluğu hiçbir şey dolduramaz. Ama onun hatırasını yaşatmak, cesaretini hatırlamak hepimizin borcu. Eren Bülbül artık yalnızca bir isim değil; bir milletin kalbine kazınmış bir teşekkürün adı: 

İyi ki varsın Eren.

İyi ki vardın Eren.

İyi ki…