Soğuk hava, kısalan günler ve düşen enerji, kış aylarında vücudu zorlayabilir. Bu dönemde, diyetler yerine bağışıklığı ve sindirimi destekleyen doğal bir beslenme düzeni oluşturmak mümkündür. Uzmanlara göre, bu sürecin anahtarı, soframızda yer alan en eski ama en güçlü besinlerde gizlidir.
Kışın Vücut İhtiyaçları Nasıl Değişiyor?
Kış ayları, sadece havayı değil, aynı zamanda bedenin ritmini de değiştirir. Bu dönemde hareket azalırken, sıvı tüketimi de fark edilmeden düşer ve enerji ihtiyacı artar. Kalın kıyafetler, bedenle olan ilişkiyi görünmez kılabilir; ancak bağışıklık sistemi ve sindirim düzeni, bu mevsimde her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyar.
Yeni yılın getirdiği 'yeniden başlama' motivasyonu ile beslenme düzenini gözden geçirmek isteyenler için ocak ayı kritik bir eşik olarak değerlendirilmektedir. Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay, bu dönemde hızlı ve katı değişimlerden kaçınılması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Kış Beslenmesinde Hedef Nedir?
Uluçay’a göre, kış beslenmesinin amacı zayıflamak değil; bedeni yormadan desteklemektir. Kış aylarında hedef, vücudu zorlayan kısıtlamalar değil; bağışıklığı güçlendiren, sindirimi destekleyen ve ruh halini dengeleyen sürdürülebilir bir düzen kurmaktır. Bu bütüncül yaklaşımda öne çıkan besin gruplarından biri ise kuru baklagillerdir.
Mercimek, nohut, fasulye ve barbunya gibi bakliyatlar, kış aylarında artan enerji ihtiyacını dengeli bir şekilde karşılamaya yardımcı olmaktadır. Uluçay, bakliyatların yalnızca doyurucu olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemi için de güçlü bir destek sunduğunu vurgulamaktadır.
Sindirim Yavaşlığına Karşı Doğal Destek Nedir?
Soğuk havalarla birlikte hareketin ve su tüketiminin azalması, sindirim sisteminin yavaşlamasına yol açabilir. Bakliyatların yüksek lif içeriği, bu noktada önemli bir avantaj sunmaktadır. Yüksek lif içerikleri sayesinde bakliyatlar sindirimi düzenlemeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda bağırsak mikrobiyotasını destekler; sağlıklı bir bağırsak, güçlü bir bağışıklık sistemi demektir.
Bakliyatları kış aylarında sofraya taşımak oldukça kolaydır. Çorbalardan salatalara, zeytinyağlılardan ana yemeklere kadar pek çok tarifte kendine yer bulabilmektedir. Lahana, brokoli, karnabahar, pırasa ve ıspanak gibi kış sebzeleriyle birlikte tüketildiğinde hem doyurucu hem de bedeni yormayan öğünler ortaya çıkmaktadır.
Her Öğünde Protein Dengesi Nasıl Sağlanır?
Ana öğünlerde protein dengesine dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Uluçay, bakliyatların bu noktada önemli bir rol üstlendiğini belirtmektedir. Her ana öğünde bir protein kaynağı bulunması, tokluk süresini uzatır ve gün içindeki enerji dalgalanmalarını azaltır. Bitkisel protein kaynağı olarak bakliyatlar, kış aylarında hem pratik hem de besleyici bir seçenek sunmaktadır.
Kış aylarında çoğu zaman gözden kaçan bir diğer konu ise sıvı tüketimidir. Susuzluk hissi azalsa da vücudun su ihtiyacı değişmemektedir. Gün içinde suya ek olarak bitki çaylarını rutine dahil etmek, sıvı dengesini korumaya yardımcı olmaktadır. Soğuk havalarda tatlı ve hamur işlerine yönelme artış gösterebilmektedir. Uluçay, bu noktada yasaklayıcı bir dil yerine dengeyi önermektedir.
