Kredi kartı limitlerinin belirlenmesinde SGK ve Risk Merkezi verilerinin entegrasyonu ile yeni bir düzenleme süreci başlatılmıştır. Bu düzenleme, kredi kartı sahiplerinin gelir durumları ile borçluluk düzeylerini dikkate alarak limitlerin belirlenmesini öngörmektedir.
Düzenlemenin Amaçları Neler?
Düzenlemenin ana hedeflerinden biri, bireylerin ödeme güçlerinin üzerinde kredi kartı limitine sahip olmalarının önüne geçmektir. Bu sayede, aşırı borçlanma riski azaltılacak ve finansal istikrar desteklenecektir.
Bankaların, kredi kartı limitlerini belirlerken müşterilerin gelir durumunu ve mevcut borçluluklarını daha kapsamlı bir şekilde değerlendirmeleri hedeflenmektedir. Böylece, vatandaşların gerçek gelirleri ile kredi yükleri daha sağlıklı bir biçimde dikkate alınacaktır.
Yeni Sistem Nasıl İşleyecek?
Yeni sistem kapsamında, SGK'da yer alan gelir bilgileri ile Risk Merkezi verilerinin entegre edilmesi planlanmaktadır. Bu entegrasyon sayesinde, bankalar kredi kartı limitlerini belirlerken daha doğru verilere ulaşacaklardır.
Gelirinin üzerinde kredi kartı limitine sahip olan bireyler için uygulanacak yeni sistemin ayrıntıları, yapılacak yasal düzenlemelerle netlik kazanacaktır. Bankaların belirli dönemlerde kredi kartı limitlerini artırma uygulamalarının da daha kontrollü hale getirilmesi beklenmektedir.
Takibe Düşme Oranı ve Hanehalkı Borcu
Merkez Bankası verilerine göre, bireysel kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarındaki büyüme yavaşlarken, bankacılık sektöründe takibe düşme oranında bir artış gözlemlenmiştir. Temmuz 2026 itibarıyla bu oran yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükselmiştir.
Söz konusu artışta, KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarından kaynaklanan alacak bakiyelerindeki yükseliş etkili olmuştur. Türkiye'de hanehalkı borçluluğu ise uluslararası karşılaştırmalarda görece düşük seviyelerde kalmaktadır.
Hanehalkı Borcu ve GSYH İlişkisi
Hanehalkı borcunun GSYH'ye oranı 2025 yılında yüzde 10,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran, Türkiye'nin finansal sağlığı açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.
Kredi kartları ve ihtiyaç kredileri için Ocak 2026'da yeniden yapılandırma imkanı getirilmesine rağmen, takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılıklar, bankacılık sektörünün finansal görünümünde dikkatle izlenmesi gereken başlıklardan biri olmaya devam etmektedir.
