HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın Gazze’ye destek amacıyla oluşturulan Global SUMUD Filosu’na katılması sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. HAK-İŞ’in yaptığı paylaşımda Arslan’ın “vicdan yolculuğu” kapsamında filoda yer aldığı belirtilirken, özellikle sosyal medya kullanıcılarından ve bazı haber sayfalarından sert eleştiriler geldi.
Tepkilerin odağında ise “işçinin sorunları yerine siyasi ve kişisel imaj çalışmalarına ağırlık verildiği” yönündeki yorumlar yer aldı.
Mahmut Arslan İşçiyi Unuttu, Aktivistliğe Soyundu
X platformunda paylaşım yapan “Derin İstihbarat Haber” isimli hesap, Mahmut Arslan’ın Global SUMUD Filosu’na katılımını sert sözlerle eleştirdi.
Paylaşımda, Arslan’ın sendika kaynaklarını işçilerin temel problemleri yerine “aktivistlik ve siyasi gösteri” için kullandığı öne sürüldü. Hesap tarafından yapılan paylaşımda şu sözler yer aldı:
"Mahmut Arslan’da yok yok!
- İşçinin parası ile aktivistlik
- işçinin parası ile show
- işçinin parası ile cumhurbaşkanına yaranma çalışmaları
- işçinin parası ile dokunulmazlık kazanmaya çalışmak
- vekillik
- gazze söylemi Filistin bayrakları ile kendini aklama çalışması
- işçinin dertlerini ( vergi dilimi, asgari ücret, taşeron, isg, geçim derdi vs) bırakıp bir konfederasyon genel başkanının işçinin parası ile aktivistliğe soyunması."
Paylaşım kısa sürede sosyal medyada yayılırken, çok sayıda kullanıcı da benzer eleştirilerde bulundu.
Mahmut Arslan’ın son dönemdeki çıkışları, işçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan ve çalışma hayatındaki temel sorunlardan uzaklaştığı yönünde eleştiriliyor. Sendikal bir yapının odağında bulunması gereken konuların geri planda kalması, kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.
Mahmut Arslan’a ‘İşçinin Derdi Yerine Gündem Siyaseti’ Tepkisi
Sosyal medyada yapılan yorumlarda özellikle vergi dilimi, düşük ücretler, taşeron sistemi, geçim sıkıntısı ve iş sağlığı güvenliği konularına dikkat çekildi.
Bazı kullanıcılar, bir konfederasyon genel başkanının önceliğinin doğrudan işçilerin ekonomik hakları olması gerektiğini savunurken, Gazze odaklı çıkışların ise çalışanların yaşadığı sorunların önüne geçirildiğini ifade etti.
Eleştirilerde, milyonlarca çalışanın geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde sendika yönetimlerinin daha çok işçi hakları, maaşlar ve çalışma koşulları üzerine yoğunlaşması gerektiği yönünde yorumlar öne çıktı.
