reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6507 %0.04
51,8138 %-0.22
7.111,70 % 0,78
2.884.418 %-4.159
İşçi Haber Gündem Marksist devrimci Che Guevara kimdir? İşte hayatı ve fikirlerinin Türkiye'deki yansıması

Marksist devrimci Che Guevara kimdir? İşte hayatı ve fikirlerinin Türkiye'deki yansıması

Bugün, 9 Ekim 2025, dünya genelinde devrimci simge Che Guevara’nın 58. ölüm yıldönümü olarak anılıyor. Arjantinli doktor ve devrimci Ernesto “Che” Guevara, 1967 yılında Bolivya’da CIA destekli güçler tarafından yakalanıp öldürülmesinin ardından, sadece Latin Amerika’da değil, tüm dünyada devrim ve özgürlük sembolü haline geldi. Peki, Che Guevara kimdir, neler yaptı ve onun mirası Türkiye’de nasıl yankı buldu? İşte tüm detaylar...

Okunma Süresi: 4 dk

Bugün, 9 Ekim 2025, Arjantinli devrimci Ernesto "Che" Guevara'nın 58. ölüm yıldönümü. 1967 yılında Bolivya'da CIA destekli Bolivya ordusu tarafından yakalanıp kurşuna dizilen Guevara, kısa sürede sadece Latin Amerika'nın değil, tüm dünyanın simge devrimcilerinden biri haline geldi.

Che Guevara Kimdir?

Ernesto Guevara de la Serna, 14 Haziran 1928 tarihinde Arjantin’in Rosario şehrinde doğdu. Orta sınıf bir ailede büyüyen Guevara, genç yaşta astım hastalığına yakalandı. Bu hastalık, onun yaşamı boyunca fiziksel zorluklar yaşamasına neden oldu. Ancak bu durum, onun azmini kırmadı. 1947 yılında tıp eğitimine başladı ve 1953 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Latin Amerika'da bir motosiklet yolculuğuna çıkarak kıtanın sosyal ve ekonomik sorunlarını yerinde gözlemledi. Bu yolculuk, onun devrimci düşüncelerinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.

1955 yılında Meksika'da Fidel Castro ile tanıştı ve Küba Devrimi'ne katılmaya karar verdi. 1956 yılında Granma adlı gemiyle Küba'ya çıkarak, Fidel Castro ve diğer devrimcilerle birlikte Sierra Maestra Dağları'nda gerilla savaşı başlattı. Guevara, bu süreçte gösterdiği liderlik ve stratejik zekâsıyla dikkat çekti. Küba hükümetine karşı yürütülen başarılı gerilla savaşı, 1959 yılında zaferle sonuçlandı ve Fidel Castro'nun iktidara gelmesini sağladı.

Küba'da devrim sonrası, Guevara çeşitli hükümet görevlerinde bulundu. Sanayi Bakanı olarak, ülkenin ekonomik kalkınması için çalışmalar yaptı. Ayrıca, Sovyetler Birliği'ne yaptığı ziyaretlerde, sosyalist ekonomik modellerin uygulanabilirliğini inceledi. Ancak zamanla, Küba'nın Sovyetler Birliği ile olan ilişkilerinin derinleşmesi ve bürokratikleşme, Guevara'nın devrimci ideallerine ters düştü. Bu nedenle, 1965 yılında Küba'dan ayrılarak, Afrika ve Güney Amerika'da devrimci hareketlere katılmaya karar verdi.

1966 yılında Bolivya'ya geçerek, burada gerilla savaşı başlattı. Ancak Bolivya hükümeti tarafından yakalanarak 9 Ekim 1967 tarihinde kurşuna dizildi. Guevara'nın ölümü, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı ve onu devrimci mücadelenin simgesi haline getirdi.

Türkiye'de Che Guevara Etkisi

Che Guevara’nın devrimci ve anti-emperyalist duruşu, Türkiye’de özellikle 1960’lı ve 1970’li yıllarda gençlik ve sol hareketler üzerinde derin bir etki yarattı. Latin Amerika’daki mücadeleleri ve devrimci stratejileri, Türkiye’deki gençler ve üniversite hareketleri tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi. Guevara’nın adını ve mücadelesini benimseyen gençler, onun sembolünü, posterlerini ve yazılarını kendi eylemlerinde rehber olarak kullandılar.

Özellikle Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan gibi Türkiye’nin önde gelen sol aktivistleri, Che Guevara’nın ideallerinden esinlenerek mücadelelerini sürdürdüler. Onun “Hasta la victoria siempre” (Zafere kadar her zaman) sloganı, Türkiye’deki öğrenci ve işçi hareketlerinde sıkça dile getirilen bir motivasyon kaynağı haline geldi. Che’nin eşitlik, adalet ve anti-emperyalist duruşu, Türkiye’deki sol ideolojinin şekillenmesinde sembolik bir rol oynadı.

Ancak Che Guevara’nın Türkiye’deki yeri tartışmasız değildi. Bazı kesimler onu, şiddet içeren eylemleri nedeniyle eleştirdi ve “kahraman” olarak nitelendirilmesine karşı çıktı. Örneğin, 2016 yılında dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Che Guevara’yı “katil kişilik” olarak tanımlayarak, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Bu tür eleştiriler, Che’nin sembolü ve mirası etrafındaki iki kutuplu algıyı ortaya koyuyor; bir yanda özgürlük ve adalet arayışının simgesi, diğer yanda şiddetle ilişkilendirilen tartışmalı bir figür olarak görülmesi.

Günümüzde Che Guevara’nın Türkiye’deki etkisi, daha çok kültürel ve sembolik boyutta devam ediyor. Onun posterleri, t-shirt’leri ve görselleri, genç kuşak arasında hala bir direniş ve özgürlük simgesi olarak kullanılıyor. 

Che Guevara'nın mirası, sadece bir devrimci lider olarak değil, aynı zamanda bir sembol olarak da devam etmektedir. Onun "Hasta la victoria siempre" (Zafere kadar her zaman) sözü, dünya genelinde ezilen halkların mücadelesinin simgesi haline gelmiştir. Günümüzde Che'nin imgesi, özellikle gençler arasında özgürlük ve adalet arayışının bir ifadesi olarak kullanılmaktadır.

Che Guevara'nın hayatı hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

Che Guevara'nın İnfazı