Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın organları ve sosyal medya hesaplarında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki sanık beyanlarına dayandırılarak ortaya atılan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde barınan tutuklu ve hükümlülerin tedavi süreçleri ve yaşam koşulları hakkında kamuoyuna detaylı bilgiler verildi.
Sanıkların sağlık kayıtları paylaşıldı
Başsavcılık, iddialarda adı geçen sanıkların sağlık geçmişlerine dair verileri paylaştı. Yapılan kontrollerde; sanık Y.U.Ş.'nin kuruma girişinden itibaren 6 kez revire, 2 kez devlet hastanesine sevk edildiği, sanık N.C.C.'nin ise 4 kez revir ve 2 kez hastane muayenesinin yapıldığı belirtildi. N.C.C.'nin son hastane sevki için dilekçe vererek gitmek istemediği, her iki sanığa da reçete edilen ilaçların elden teslim edildiği vurgulandı.
‘Vefat eden hükümlüler tedaviye cevap vermedi’
Açıklamada, koğuşlarda müdahale edilmediği iddia edilen ölüm olaylarına da açıklık getirildi. Hükümlü R.U.'nun böbrek yetmezliği, hükümlü H.Ö.'nün ise diyabet hastalığı nedeniyle sevk edildikleri tam teşekküllü hastanelerde, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen tedaviye cevap vermeyerek vefat ettikleri bildirildi. Başsavcılık, bu süreçlerin hastane kayıtlarıyla sabit olduğunu ifade etti.
Barınma ve yaşam koşulları iddialarına yanıt
Ceza infaz kurumlarında yerlerde yatıldığına dair paylaşımların gerçeği yansıtmadığını belirten Başsavcılık; her tutuklu ve hükümlüye ayrı yatak, çarşaf, yastık ve battaniye verildiğini, kimsenin yatağını paylaşmak zorunda kalmadığını açıkladı. 13 Nisan 2026 itibarıyla kampüste 31 bin 475 tutuklu ve hükümlünün bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
'İnsanlık dışı muamele söz konusu değil'
Açıklamanın sonuç bölümünde, tüm işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde, hiçbir ayrım gözetilmeksizin yürütüldüğü vurgulandı. İddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı veya onur kırıcı davranışların söz konusu olmadığı belirtilerek, kamuoyunun yanıltıcı haberlere itibar etmemesi istendi.
