Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu açıkladı.
Enflasyon ara hedeflerinin güncellendiğini dile getiren Başkan Karahan'ın konuşmasından bazı satıbaşları:
"Şubat ayında açıklanan ilk raporda 2026 yılı sonu enflasyon tahminini yüzde 15 ile 21 aralığında, 2027 yılı tahmini ise yüzde 6 ile 12 aralığında açıklanmıştı. Merkez Bankası Orta Doğu'daki savaş ve artan petrol fiyatlarının enflasyona etkisi nedeniyleikinci raporda tahminlerini güncelledi. 2026, 2027 ve 2028 yılı enflasyon tahminleri yukarı çekildi. Buna göre TCMB'nin enflasyon tahmini 2026 yıl sonu için yüzde 26, 2027 yıl sonu için ise yüzde 15 oldu.
2026 yılında enflasyon hedefi yüzde 26, 2027'de yüzde 15, 2028'de yüzde 9 oldu
Enflasyonun 2026 sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9'a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.
Körfez'deki gerilim ile ilgili enflasyonist etkilerin kısa vadede canlı kalacağını değerlendiriyoruz. Dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Yaşanan etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları, para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarında bunu göz önüne alarak temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz.
'türkiye'nin dış talebinin zafıylacağını öngörüyoruz'
2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor, buna bağlı olarak Türkiye'nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ediyor. İşsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor. Trendinden arındırıp baktığımızda perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü görüyoruz. Çeyreklik olarak yatay seyreden kart harcamaları talepteki yavaşlamayı teyit ediyor.
Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösteriyor. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti. 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında seyredeceğini öngörüyoruz.
Mayıs 2024'te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmakla birlikte enflasyon yüksek seyrini korumakta. 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açarak, yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur oldu. Öncü veriler arz koşullarındaki normalleşme ile birlikte Mayıs ayında sebze grubunda fiyat düşüşlerinin başladığını gösteriyor, bu görünümün önümüzdeki aylarda da devam ederek gıda enflasyonunu olumlu yönde etkilemesini bekliyoruz.
Şubat-Mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, Nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti. Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla gıda ve enerjide yükseliş görüyoruz. Buna karşın para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda enflasyon, gerilemeye devam ediyor. Jeopolitik gelişmeler neticesinde akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışları güçlü seyretmeye devam etti, öncü veriler bu görünümün Mayıs ayında da sürdüğüne işaret ediyor. Kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılık dezenflasyonu desteklemiştir."
