reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9800 %0.06
51,0896 %-0.67
7.448,13 % -1,17
2.925.780 %0.319
İşçi Haber Gündem MHP Başkanı Bahçeli'den gündeme ilişkin açıklamalar

MHP Başkanı Bahçeli'den gündeme ilişkin açıklamalar

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Okunma Süresi: 6 dk

MHP Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Orta Doğu'daki yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamada bulundu.

Başkan Bahçeli, ABD'nin siyonizm'in tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayriahlakidir" diye konuştu.

‘Hamaney'in katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır’

Bahçeli, uluslararası hukuku tanıyan ve takanın olmadığını ifade ederek, "Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor, anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın bulunduğu iddia ediliyordu?" ifadelerini kullandı. Cenevre'de 26 Şubat'ta düzenlenen müzakereler sonrası arabulucu Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi'nin İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğini açıkladığını anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:

"ABD ve İran eş zamanlı olarak, müzakerelerde ilerlemenin olduğuna dair mesajlar vermişlerdi. Hatta Cenevre'nin ardından süregelen görüşmelerin Viyana'da devam edeceği bile duyurulmuştu. 28 Şubat 2026 Cumartesi günü malum müzakerelerle ilgili gelişmeleri ele almak maksadıyla İran'ın dini lideri Ali Hamaney, üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail'in saldırması ve sonuçta mezkur toplantıda bulunanların katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır. Casuslar, İran'ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte ite ite ABD'yi İran'a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesiyle İran'a tuzak kurulmuştur. Hamaney'in ölümünden sonra Mossad ajanlarının, yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netanyahu'nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir?"

‘Terörsüz Türkiye hedefine dudak bükenler, ne yaptığımızı görüyor musunuz?’

İran'ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik altyapısının hedef alındığını belirten Bahçeli, Tahran yönetiminin, istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kaldığına işaret etti.

Amacının ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak olmadığını belirten Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Maksadımız, komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir. İç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur. Komşu ülkemiz İran'ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkansız hem de izansızlıktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz?

Vatan ve millet sevgisi konusunda, milli birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın, solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını, merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz? 'Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın' diyenlerin iş birlikçi torunları, sözde milliyetçi geçinen milliyetsizler sorarım sizlere, bir olmuş, diri olmuş, hep birlikte tek yürek olmuş Türkiye'nin neresinden rahatsızsınız? Oyumuz şu olmuş, bu olmuş, hepsi fasa fiso, hepsi beyhude, vatan ve millet elden gidince, devlet hükmü şahsiyetini kaybedince ne yapalım oyu? Nasıl yapalım siyaseti? Ne diyelim geleceğimizin nesline? Hangi bahaneleri üretelim ecdadımızın yüzüne? Nasıl olsa sırtınızda yumurta küfesi yoktur. Nasıl olsa yediğiniz önünde, yemediğiniz arkanızdadır. Bir eliniz balda, diğeri yağdadır."

‘Huzur istiyoruz, barış istiyoruz’

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'ın "Türkiye yeni İran'dır", Türk ve Türkiye düşmanı Michael Rubin'in "Ankara 2036'da, Tahran 2026'daki gibi olacak mı?" sözünü aktaran Bahçeli, "Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir." dedi.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikat, aynısıyla da farz-ı ayndır. Bu inanca sahip bir kutlu iradeyi, bu iradenin sahibi bir büyük milleti, Türk-İslam mefkuresinin yeryüzüne mühür vurmuş muazzam bir kahramanlığını tehdit edecek, boyun eğdirecek, teslim alacak muhasım bir odağı Cenabıallah henüz nasip etmemiş, henüz yaratmamıştır. Üstümüze kim geliyorsa, kimler gelmeyi düşünüyorsa göreceği azamet ve şiddeti de peşinen kabullenmek durumundadır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten vazgeçeceğimizi hiç kimse düşünmemelidir. Hiçbir hain emel sahibi mihrak veya ülke yanlış hesap yapmamalıdır. Bir ölürsek bin diriliz, bin ölürsek bir bir dirilir, bu vatana, bu millete sonuna kadar sahip çıkarız. Korkak her gün, kahraman bir gün ölür. Biz korkak değil, kahraman bir milletin bugünkü serdengeçtileriyiz."

İran'ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte hayatını kaybedenlere Cenabıallah'tan rahmet dileyen Bahçeli, dost, kardeş ve komşu ülke İran halkına sabır ve başsağlığı dileğinde bulundu. "Bir devletin en üst mevkiinde bulunan 50'ye yakın kişinin aynı anda hedef alınmasından, aynı şekilde ifna edilmesinden ibret almayalım da ne yapalım? Böylesi bir tedbir ve temkin ihlaline nasıl yorum getirelim?" diyen Bahçeli, Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmalara da değindi. Bahçeli, Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulması, anlaşmazlıkların karşılıklı mutabakatla sonlandırılması temennisinde bulundu.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyanın her tarafında barışın hakim olmasını isteyen Bahçeli, savaşın kazananının olmadığını, barışın kazananının ise çok olduğunu vurguladı.

Dünyaya hakim ve hadim olması gereken tek gerçeğin barış olduğunun altını çizen Devlet Bahçeli, "Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmeli. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz. Barışmak yerine savaşmak cinayettir. Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir" değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, İran İslam Cumhuriyeti'nin siyasi ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini ifade ederek, “İran İslam Cumhuriyeti'nin geleceğini siyonist-emperyalist dayatmalar değil sadece ve sadece bu ülke halkının iradesi tayin ve temin edebilecektir. Bunun dışında, bunun hilafında her filli zorlama, her ayak oyunu, her karanlık senaryo uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na temelden aykırılık anlamına gelecek, dahası insanlık suçu olarak anılacaktır. İran, İranlılarındır. Bu ülkenin etnik ve mezhebi kategorilere parça parça bölünmesi Türkiye ve bölge ülkelerinin yanı sıra küresel siyaseti de çok olumsuz etkileyecektir. Huzur istiyoruz, barış istiyoruz, siyonist emperyalist azgınlığı da sonuna kadar reddediyoruz.”