Türkiye’nin “terörsüz bir gelecek” hedefi kapsamında yürütülen çalışmalar, TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 19. toplantısıyla devam etti. Sürecin kritik bir aşamaya girdiğini vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon açılışında yaptığı açıklamada dinleme aşamasının tamamlandığını belirtti ve “Bu sürecin al-ver süreci değil” ifadelerini yineledi.
‘bu süreç sadece Terörsüz Türkiye meselesinden ibaret değildir'
Komisyon toplantısının açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yürütülen çalışmaların geldiği noktanın önemine dikkat çekti. Kurtulmuş, süreçte şimdiye kadar sergilenen özverinin altını çizerek, bundan sonraki aşamada daha dikkatli adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Değerli arkadaşlar, hepimizin gördüğü ve izlediği gibi sürecimiz ve Terörsüz Türkiye süreci kapsamında komisyonumuzun çalışmaları diyebiliriz ki en hassas, en kritik, en kırılgan dönemine girmiştir. Şimdiye kadar bu çalışmaları hassasiyetle ve fedakârlıkla yürüttük, bu noktaya kadar getirdik. Bundan sonra da artık son düzlükte yapacağımız bir iki temel vazifemizi icra edip oluşturacağımız sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na sunacağız ve ümit ederim ki çalışmalarımız hayırlarla neticelenir.
Hepimizin benimsediği gibi bu komisyon ve bu süreç sadece “Terörsüz Türkiye” meselesinden ibaret değildir. Bu meselenin bir kısmı, aynı şekilde bir devlet politikası olarak sürdürülen ve devletin bütün ilgili kurumları vasıtasıyla sahada yürütülen; bir şekilde örgütle yapılan temaslarla bugüne kadar getirilen bir süreçtir.
Bu sürecin bir al-ver süreci olmadığını, bir pazarlık süreci olmadığını ifade etmek isterim. Örgütün kendisi nefes etme kararını ortaya koyduktan ve silahları teslim etme sürecine sembolik bir törenle başladıktan sonra süreç hızlanmış; siyaset de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan partilerimizden 11’inin ittifakıyla bu komisyonu kurmuş ve bugüne kadar getirmiştir. Bu tarihi süreci komisyonumuz da tarihi sorumluluklarını yüklenerek yerine getirmektedir."
komisyonun dinleme faslı sona erdi
Kurtulmuş, bundan sonraki süreçte çok daha dikkatli ve hassas olunması gerektiğine vurgu yaparak yeni bir döneme girildiğini belirtti. “Bunu, başta kendim olmak üzere her birimize önemli bir uyarı olarak ifade etmek istiyorum” diyen Kurtulmuş şu ifadelerle sözlerine devam etti:
"En son 18. komisyon toplantımızda, toplantıya katılanların beşte üç çoğunluğuyla alınan yani nitelikli çoğunlukla alınan karar gereği, komisyonumuzda grubu bulunan partileri temsilen birer temsilcinin adaya gitmesi yönünde bir karar alındı. Komisyonumuzda bulunan partilerden üç siyasi parti temsilci gönderdi ve ziyaret, bildiğiniz gibi, 24 Kasım tarihinde gerçekleştirildi. Bu ziyaretin gerçekleştirilmesiyle birlikte komisyonumuzun dinleme faslı nihayete ermiştir. Böylece komisyon, bu konuyla ilgili farklı toplumsal kesimleri, konunun tarafı olanları ve süreçlerde mağdur olanları da dinlemiş; bu son ziyaretle birlikte dinleme aşaması tamamlanmıştır.
Şimdi bundan sonraki süreçte raporlama safhasına geçiyoruz. Yani komisyon çalışmalarının ardından, terörsüz Türkiye’nin gerçekleştirilmesiyle ilgili kendi açımızdan gördüğümüz ortak hassasiyetlerle ve mümkünse müşterek kanaatlerimizi paylaştığımız bir raporu hazırlamayı ümit ediyorum. Böylece bu raporun hazırlanmasıyla bu tarihi süreç çok önemli bir eşiği daha aşacaktır.
Yani komisyon çalışmalarından sonra terörsüz Türkiye’nin gerçekleştirilmesi ile ilgili, kendi açımızdan gördüğümüz ortak hassasiyetlerle, mümkünse müşterek kanaatlerimizi paylaştığımız bir raporu hazırlamayı ümit ediyorum. Böylece bu raporun hazırlanmasıyla birlikte bu tarihi süreç çok önemli bir eşiği daha atlatacak ve komisyon da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır."
'sürecin ne kadar hassas bir noktaya geldiği görülüyor'
Kurtulmuş, bugünkü oturumda hazırlanan raporların inceleneceğini belirtti ve açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:
"Daha evvel burada grubu bulunan partilerden, milletvekili arkadaşlarımızın kendi raporlarını hazırlamalarını istirham etmiştik. Bana şimdiye kadar 5–6 arkadaşımızın hazırladığı rapor geldi. Bunların hepsini kaydediyoruz. Bir sayfa, bir evrak bile gelse bu evrakı kaydedip bu sürecin resmî tutanakları içerisine almış oluyoruz. Dolayısıyla bugünkü oturumumuzda önce raporları dinleyeceğiz. Raporu hazır olan partiler varsa onları dinleyeceğiz ve diğer arkadaşlarımızın da detaylı değil ama ana başlıklarıyla bu rapora ilişkin nelerin gündeme getirilmesi gerektiği konusunda fikirlerini alacağız.
Değerli arkadaşlarım, gerçekten sürecin ne kadar hassas bir noktaya geldiği görülüyor. Söylenen her bir sözün normal zamanda söylenen sözlerden kat kat daha tesirli olduğu; hiç beklemediğiniz çevrelerde beklemediğiniz şekilde olumlu ya da olumsuz etki ettiği bir sürece giriyoruz. Dolayısıyla, hani derler ya eskiler, “Söz gümüşse sükût altındır” İşte burada yüz düşünüp bir konuşma, hatta bin düşünüp bir konuşmanın gerektiği günlere giriyoruz.
Herkesin, öncelikle bu sürecin bundan sonraki en hassas dönemini siyasi pozisyonlarının malzemesi hâline getirmemesi lazım. Hepimizin siyaset fikirleri farklı, siyasi partileri farklı, anlayışları ve kanaatleri farklı; ama herhalde ortak olduğumuz nokta, artık bu memlekette silahlar sussun, terör sona ersin, analar ağlamasın, ocaklar sönmesin ve bu milletin geleceği karanlık ellere teslim edilmesin düşüncesidir. Bu nedenle özellikle bu sürecin siyasi malzeme yapılmaması konusunu her birinizden istirham ediyorum.
Bir başka önemli konu; burada basınımızın da üzerine çok büyük sorumluluklar düşüyor. Zaman zaman bu uyarıyı yaptım ama hissediyoruz ki buna ihtiyaç var. Sürecin aslı, kim ne dedi, nereden geldi, nereye gitti gibi hususlardan daha önemlisi, ortaya hangi somut sonuçların konulduğudur. Bu siyasi süreçte önemli olan budur."
Kaynak: Milliyet
