Emine Yıldırımcan’ın kuzeni ve amcası, küçük kızın başına ne geldiğini öğrenmek amacıyla programa başvurdu. Aile, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesini isterken, dosyada yer alan çelişkiler ve yeni tanık ifadeleri olayın yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Kaybolmadan önceki süreç anlatıldı
Ailenin anlatımına göre, Raziye Tanrıkulu, biyolojik babasından ayrıldıktan sonra Ercan Yılmaz ile dini nikâh kıydı ve Emine ile birlikte Yılmaz’ın evine taşındı. Küçük kızın kayboluşunun bu sürecin ardından gerçekleştiği belirtildi. Aile üyeleri, Emine’nin ortadan kaybolmasına ilişkin şüphelerin o dönemde de Ercan Yılmaz üzerinde yoğunlaştığını, ancak somut bir sonuca ulaşılamadığını dile getirdi.
Dosyada öne çıkan iddialar
Dosyada en dikkat çeken iddialar, yıllar sonra ortaya çıkan ifadelerle gündeme geldi. Müge Anlı, Yılmaz’ın çocuklarının ifadelerini yayında şu sözlerle aktardı:
“4 yaşındaki Emine’yi de babam öldürdü. Çünkü onu da istismar etmişti. Çocuk ağlamaya başladı. İstismar ettikten sonra da çocuğu öldürdü. Anne gece geç saatte geldi. Çocuğunu görmek istedi, ‘Zaten çok zor uyuttum, içeri girme’ demişsiniz. Çocuğu odaya kilitlemişsiniz. Anne çocuğu görmedi. Babam onu ‘tespih makinesinde’ küçük parçalara ayırdıktan sonra çöpe attık, diyorlar.”
Müge Anlı, bu ifadeleri aktardıktan sonra Ercan Yılmaz’a dönerek, “Daha ne anlatsınlar? Kızlarınızın iddiası böyle; üç kızın iddiası. Siz ne yaptınız bu çocuğa?” dedi.
Öz kızının canlı yayındaki açıklamaları
Programın ilerleyen dakikalarında Yılmaz’ın kızı telefonla yayına bağlandı. Kızı, geçmişte yaşadıklarına ilişkin iddialarını şu sözlerle dile getirdi:
“Benim ifadelerimin hepsi var. Zor konuşuyorum. Bu adam evin içinde kadın satıyor. Ben bunların hepsine şahit oldum. Benim gözümün önünde Emine’ye ne olduğunu gördüm. O zamanlar 6-7 yaşındaydım, şu an 37 yaşındayım. Babam Emine’yi öldürdü. Parçalara böldü. Gözümle gördüm. Emine’yi döverek öldürdü. Benim küçük kardeşimle Raziye Hanım’ı bir yere yolladı. Ben o çocukla aynı odada yattım. Sabaha karşı çocuğu benim yanımdan aldı. Ben de uyuyor numarası yaptım. Bizim odada tespih yaptığı için talaş odası vardı. Çocuğu parçalara böldü. Bıçakları tuvaletin deliğine attı. Benim onu izlediğimi görünce beni yanına çağırdı; ‘Sen zaten her şeyi gördün’ dedi. ‘Ben gideceğim, geldiğimde bundan bir parça eksik olsun aynısını sana yapacağım’ dedi. Kimliğini alıp hızlıca gitti. Emine’nin parçalarını talaşın içine attı. Talaş kanı emer. İçinden parçaları tek tek ben topladım. Bize gelip işkence yapacak diye korktum. Parçaları valize koydum. Yanımda kardeşim de vardı. Valizi çöp konteynırına taşıdık.”
Kaynak: Haber Global
