"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
3.026.696 %-0.51
İşçi Haber Gündem Muğla'da rafting kazasında ölen Taha'nın annesi : Sorumluların cezalandırılmasını istiyorum

Muğla'da rafting kazasında ölen Taha'nın annesi : Sorumluların cezalandırılmasını istiyorum

Muğla'nın Dalaman Çayı'nda rafting yaparken botun devrilmesi sonucu ayağı kayaya sıkışıp hayatını kaybeden 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp'in annesi Çiğdem Katalıoğlu, firmada büyük ihmaller zinciri bulunduğunu belirterek işletmenin kapatılmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.

KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 5 dk

Olay, 19 Ağustos'ta Muğla'nın Dalaman ilçesinde meydana geldi. Kocaeli Darıca'da yaşayan Çiğdem Katalıoğlu, ilk evliliğinden olan oğlu Taha Emir Kayaalp ve eşi Kadir Katalıoğlu ile birlikte tatil için Muğla'nın Fethiye ilçesindeki bir otele gitti. Daha önce rafting deneyimi bulunan aile, Taha Emir Kayaalp'in isteği üzerine otel görevlilerinden rafting yapmak için yardım istedi. Görevlilerin yönlendirmesiyle aile, 19 Ağustos'ta rafting firması yetkilileri tarafından otelden alınarak Dalaman'a bağlı Gürlek köyündeki nehre götürüldü.

Bot alabora oldu, çocuk sudan çıkarılamadı

Kaskları takılıp can yelekleri giydirilen aile, 4 kişilik Alman aile ve 1 eğitmenle birlikte toplam 8 kişi olarak şişme bota bindirildi. Bot hareket ettikten kısa süre sonra Çiğdem Katalıoğlu, Kadir Katalıoğlu ve Taha Emir Kayaalp dengelerini kaybederek nehre düştü. Kadir ve Çiğdem Katalıoğlu çifti kurtulurken, Taha Emir Kayaalp'in ayağı kayaya sıkıştı. Uzun uğraşlar sonucu sudan çıkarılan Taha Emir, kaldırıldığı Dalaman Devlet Hastanesi'nde kurtarılamadı.

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından ailesine teslim edilen Taha Emir'in cenazesi, 21 Ağustos'ta Kocaeli'de Gebze Balçık Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında rafting firmasından bir yetkili tutuklandı.

'Tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum'

Oğlunun rafting firmasının ve çalışanlarının ihmali nedeniyle öldüğünü savunan Çiğdem Katalıoğlu, "Rafting yapılan dere kesinlikle bu spora elverişli değil. Tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Oğlunun isteği üzerine rafting turuna katıldıklarını ancak kendilerine yeterli eğitim verilmediğini söyleyen Katalıoğlu, "Alelacele can yeleklerini giydirdiler. Can yelekleri o kadar eski ve yıpranmıştı ki oğluma taktıkları yelek omzundan kayıyordu. Kaskı da kafasına tam oturmuyordu. Sonrasında hemen para telaşına girdiler. 'Hemen paramı gönder' dediler" ifadelerini kullandı.

Rafting yapılan bölgede herhangi bir düzenek bulunmadığını ileri süren Katalıoğlu, "Bir rafting alanı yok. Kayalıkların arasından bizi indiriyorlar. En tehlikeli bölgeye getiriyorlar. Ben o bölgenin tehlikeli olduğunu görüyorum. Toplam 6 bot vardı. Biz en önde olduğumuz için ilk bizi bota aldılar. Uç kısımda ben oturuyorum, karşımda eşim, eşimin arkasında oğlum oturuyor. Benim arkamda da Alman aile var. Onların da oğlumdan daha küçük iki çocuğu vardı. Yukarıda vermeleri gereken eğitimi botun içerisinde vermeyi tercih ediyorlar" diye konuştu.

oğlumun ayağı o tehlikeli dediğim kayaya sıkışmış’

Rafting sırasında verilen komutların kendilerine anlatılmadığını belirten Katalıoğlu, "Raftingde 'sağ' dediği zaman sağa, 'sol' dediği zaman sola kürek çekiyorsun. 'Otur' dediği zaman tehlikeli bir yerden geçeceğin için oturuyorsun. Eğitmen seni yönlendiriyor, botu eğitmen yönlendiriyor ve seni oradan güvenli şekilde geçiriyor. Bunları hiçbir şekilde bize anlatmadılar. Hiçbir profesyonellik yoktu" dedi.

Katalıoğlu, "En tehlikeli akışkan kaya ile bizim bot arasında çok uzak bir mesafe yoktu. Kalktıktan sonrasını hatırlamıyorum. Ben ters takla atıyorum, sonra akıntıya kapılıyorum. O tehlikeli kayada oğlumu görüyorum. Oğlum bana elini uzatıyor, elini yakalıyorum. Sonra göz göze geliyoruz. Bir su geliyor, beni altına çekiyor ve oğlumdan ayrılıyorum. Çamaşır makinesinin sıkma devri gibi beni suyun altında çevirip çevirip kayadan kayaya vurdu" diye konuştu.

Suda yüzeye çıktıktan sonra oğlunu aradığını belirten Çiğdem Katalıoğlu, "Oğlum nerede diye bağırdım. Bir baktım, oğlumun ayağı o tehlikeli dediğim kayaya sıkışmış. Oğlumu oradan çıkaramıyorlar. Can yeleği yukarı çıkmıştı. 'Kafasını kaldırın, oğlumun kafasını kaldırın' diyorum. Hala 'Ayağını çıkaramıyoruz' diyorlar. Oğlumun kafasını kaldırmıyorlar, atılan ipi tutamıyorlar" dedi.

Benim çocuğumla canla başla 1,5 saat uğraştılar’

Eğitmenin uyarısıyla oğlunun can yeleğinin çıkarıldığını söyleyen Katalıoğlu, "O yeleği en başında çıkarsalardı benim çocuğumun ayağı kurtulup suya daha önceden savrulacaktı. Sonra çıkardılar, kenara aldılar oğlumu. Bizim gibi 2 vatandaş vardı. Bir tanesi otopsi doktoruymuş, bir tanesinin de ilk yardım eğitimi varmış. Benim çocuğumla canla başla 1,5 saat uğraştılar. Çocuğumun dudakları mosmordu, hiçbir tepki yoktu. Birden dudaklarına kan geldi, suyu çıkarmaya başladı ama tepki yoktu" ifadelerini kullandı.

Ambulansın gecikmesine tepki

Ambulansın yaklaşık 1,5 saat sonra geldiğini belirten Katalıoğlu, "Ambulanstakiler müdahale edip adrenalin verdiler. Nabzı geldi, kalbi geldi. 40 kilometrenin üzerine çıkamıyor ambulans. Biz öyle bir yoldayız. 1,5 saat sonra hastaneye gittik" dedi.

Ben çocuğumun üstünden 1 lira dahi almam’

Çiğdem Katalıoğlu, rafting firması yetkililerinin eşine para teklifinde bulunduğunu ileri sürerek, "Benim oraya ödediğim miktarı geri vermek istiyorlar. Benim oğlumun ölüm haberi gelmiş. Belki o miktar değil, daha fazla bir miktar teklif edeceklerdi. Ben asla böyle bir şeye müsaade etmem. Ben çocuğumun üstünden 1 lira dahi almam" diye konuştu.

‘Kesinlikle kimse orada rafting yapmamalı’

Rafting yapılan bölgenin kapatılmasını isteyen Çiğdem Katalıoğlu, "Sadece şunu söylemek istiyorum; orası değil bir çocuğun, bir yetişkinin bile rafting yapabileceği bir yer değil. Profesyonellerin yeri bile değil. Kesinlikle kimse orada rafting yapmamalı. Çünkü suyun altı kaynıyor, çok hızlı bir şekilde çeviriyor. Suyun altı kayalık dolu. Duramıyorsun. Ne kadar güçlü olursan ol duramıyorsun. Bu arkadaşların ilk yardım eğitimleri, hiçbir belgeleri yokmuş ve kaçak yapıyorlarmış. Tabii ben bunları sonrasında öğrendim. Benim canım yandı, ne küçük ne büyük kimsenin canı yanmasın. Sadece oranın kapatılmasını istiyorum" dedi.

Kaynak: DHA