"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,8995 %0.04
53,6257 %0.31
6.733,69 % 1,54
3.407.525 %1.342
İşçi Haber Gündem Öğün zamanlaması ruh sağlığını nasıl etkiliyor? Yeni araştırmalar ne diyor?

Öğün zamanlaması ruh sağlığını nasıl etkiliyor? Yeni araştırmalar ne diyor?

Yeni bir araştırma, öğün atlamanın ve düzensiz yemek yemenin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koydu.

Okunma Süresi: 3 dk

Öğün saatleri ve yeme düzenleri, ruh sağlığında şaşırtıcı bir rol oynayabilir.

Euronews'teki habere göre; Journal of Affective Disorders dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, düzensiz öğün programlarının daha yüksek depresyon riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Düzensiz Öğün Programlarının Etkileri Nedir?

2014-2022 Kore Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması'na katılan 21.568 yetişkine ait verileri analiz eden Koreli araştırmacılar, öğün sıklığı ile psikolojik iyi oluş arasında güçlü bir ilişki saptadı.

Önceki araştırmalar, düzensiz yeme alışkanlıklarının obezite, insülin direnci ve kardiyovasküler hastalık gibi olumsuz metabolik sonuç riskini artırdığını göstermişti.

Depresyon Riski ve Öğün Düzeni Arasındaki Bağlantı Nedir?

Yeni çalışma, ana öğünlerini daha düzensiz saatlerde yiyen kişilerin, daha tutarlı bir programa uyanlara kıyasla depresyona girme olasılıklarının yüzde 55 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Aynı zamanda, daha çeşitli beslenmenin düzensiz yemenin olumsuz etkilerini azalttığı, buna karşılık kahvaltıyı atlamanın bu etkileri artırdığı görüldü.

Beslenme Alışkanlıklarının Ruh Sağlığı Üzerindeki Uzun Vadeli Etkileri

Araştırmacılar, 'Bu sonuçlar, ana öğün tüketimindeki düzensizliğin, diğer beslenme ya da yaşam tarzı faktörlerinden bağımsız bir şekilde depresif belirtiler için bir risk faktörü oluşturabileceğini gösteriyor' diye yazdı.

Tutarsız öğün saatlerinin vücudun gün boyunca biyolojik süreçleri düzenleyen iç saati olan sirkadiyen ritimlerle bağlantılı metabolik ve davranışsal ritimleri bozabileceğini belirtti.

Bu bozulma, ruh halini düzenleyen genlerde değişikliklere yol açarak melatonin ve kortizol salgısında düzensizlik gibi hormonal dengesizlikleri tetikleyebiliyor.

Düzensiz beslenme, B vitaminleri, lif ve antioksidanlar gibi ruh halinin düzenlenmesiyle ilişkili temel besin öğelerinin yetersiz alımıyla da sıklıkla bağlantılı.

Psikolojik açıdan bakıldığında, araştırmacılar düzensiz öğün tüketimi biçimlerinin dağınık günlük rutinlere ya da sosyal hayattan çekilmeye de işaret edebileceğini, bunların hepsinin kötüleşen ruh sağlığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı.

Uzmanlar, 'Birlikte ele alındığında, bu yollar öğün tüketimindeki düzensizliğin hem davranışsal bir gösterge hem de depresyona biyolojik bir katkı sağlayıcı olarak rol oynayabileceğini gösteriyor' dediler.

Dünya genelinde şu anda bir milyardan fazla insan bir ruh sağlığı sorunu ile yaşıyor.

Depresyon, bu yükün başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor ve anksiyetenin yanı sıra hem kadınlar hem de erkekler arasında en yaygın ruh sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor.

Bu tablo karşısında, araştırmacılar ve hekimler giderek daha fazla değiştirilebilir yaşam tarzı faktörlerine ve önleme stratejilerine odaklanıyor.

Çalışmada, depresyonun birden fazla nedenden kaynaklandığına dikkat çekilirken, artan sayıda bulgunun beslenme alışkanlıklarının depresif belirtilerin ortaya çıkışında ve seyrinde rol oynadığını öne çıkardığı belirtildi.

Araştırmanın, özellikle doğrudan nedensellik ilişkisi kurmaya izin vermemesi gibi bazı sınırlılıkları da bulunuyor.

Bu nedenle daha fazla araştırmaya ihtiyaç var; öğün tüketimindeki düzensizliğin mi depresyon riskini artırdığı, yoksa depresyonun mu düzensiz beslenmeye yol açtığı ya da her ikisinin birden mi söz konusu olduğu henüz net değil.

Bununla birlikte, araştırmacılar bu bulguların özellikle besin çeşitliliğinin yüksek olduğu ve düzenli kahvaltı içeren tutarlı bir öğün düzenini teşvik etmenin depresyon riskini azaltmak için pratik ve ilaç dışı bir yaklaşım sunabileceğine işaret ettiğini vurguladı.